Bilsem Sınavı 2022

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan duyuruda alımların tarihleri açıklandı. Fen ve sanat merkezlerine öğrenci tanımlama sürecine ilişkin prosedürler; Sınıf öğretmenleri tarafından yeteneklerine göre 1., 2., 3. ve 4. sınıf seviyelerinde aday gösterilen öğrenciler arasında yapılacaktır. Öğrencilerin yetenek alanlarına göre aday gösterme süreci 10-21 Ocak 2022 tarihleri arasında başlıyor. 19 Şubat – 8 Mayıs 2022 tarihleri arasında öğrenciler yeteneklerine göre değerlendirilecektir. Kayıt hakkı kazanan öğrenciler 19 Ağustos’ta ilan edilecektir.

Öğrenci seçme aşaması 3 aşamadan oluşmaktadır:

Sınıf öğretmenleri gözlem formlarını dolduruyor (10 – 21 Ocak 2022)
KAYIT ÜCRETİ KALDIRILDI: 2017-2018 eğitim-öğretim sezonuna kadar aday gösterilen öğrenciler için velilerin grup taramasına giriş ücreti (50 TL) ödemeleri istenmiş ancak bu ücret 2018-2019döneminde kaldırılmıştır. Bu yıl kayıt ücreti yok.
ÖNEMLİ GÜNCELLEME: BİLSEM takviminde COVID-19 nedeniyle 2021-2022 grup tarama uygulamaları 19.02.2022 – 08.05.2022 tarihleri arasında yapılacak

TARİH SÜRECİ/ Bilsem SINAV Takvimi 2022

  • 29-31 Aralık 2021 İl tanı sınav komisyonlarının kurulması,
  • 03-07 Ocak 2022 Bilgilendirme toplantıları,
  • 10-21 Ocak 2022 Gözlem formlarının doldurulması,
  • 02 Şubat 2022 Ön değerlendirme başvurusuna alınacak öğrenciler e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden belgeler,
  • 19 Şubat 2022-08 Mayıs 2022 Öğrencileri yeteneklerine göre değerlendirmeye alma,
  • 13 Mayıs 2022 Bireysel değerlendirmeye hak kazanan öğrencilerin ilanı yapılacak,
  • 16-23 Mayıs 2022 İtiraz başvurularının alınması,
  • 24-30 Mayıs 2022 İtirazların değerlendirilmesi,
  • 16-30 Mayıs 2022 Bireysel değerlendirme atamalarının oluşturulması,
  • 03 Haziran 2022 Bireysel değerlendirmeye alınacak öğrencilerin girişi e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden belgeler,
  • 13 Haziran 2022-12 Ağustos 2022 Bireysel değerlendirmeler yapmak,
  • 19 Ağustos 2022 Kayıt hakkı kazanan öğrencilerin ilanı,
  • 22-26 Ağustos 2022 Bireysel değerlendirme sonuçlarına itiraz başvuruları alma,
  • 29 Ağustos 2022-05 Eylül 2022 Bireysel değerlendirme sonuçlarına itirazlar değerlendirme,
  • 29 Ağustos 2022 -09 Eylül 2022 Kayıt hakkı olan öğrencilerin kayıt işlemleri gerçekleşme.

İlkokul, ortaokul ve lise çağındaki (resim, müzik ve genel zihinsel olarak) üstün yetenekli öğrencilerin örgün eğitim kurumlarındaki eğitimlerini aksatmadan bireysel yeteneklerinin farkında ve en üst düzeyde kapasitelerini kullanmalarını sağlamak amacıyla açılmış olan bağımsız özel eğitim kurumları vardır.

BILSEM, amaçları nelerdir, nasıl başvurulur?

Bilsem, Bilim ve Sanat Eğitim Merkezlerinin kısaltılmış adıdır.Türkiye’nin her ilinde bir tane BILSEM olmasına rağmen nüfus yoğunluğuna göre büyük şehirlerde birden fazla olabilir.

BİLSEM’DE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME NASIL YAPILIR?

Bilim ve Sanat Merkezlerinde akademik başarıyı ölçmek için herhangi bir işlem yapılmaz, sınav yapılmaz, ölçme ve değerlendirmede puan veya not kullanılmaz. Uygulamalı eğitim programlarının her aşamasında Gözlem Formları kullanılarak izleme ve değerlendirme yapılır ve program sonunda programı tamamlayan öğrencilere “Program Tamamlama Sertifikası” verilir.

meb.gov.tr/2022_BILSEM_KILAVUZU.pdf

ÜSTÜN YETENEKLİ BİR ÇOCUĞUN OLABİLİR!

Her insan birçok yetenekle donatılarak hayata başlar. Bu yetenekler ülkemizde zaman içinde tesadüfen keşfedilmektedir. Bilsem, üstün yetenekli bireylerin yeteneklerini hızla keşfetmelerini, geliştirmelerini ve topluma katkıda bulunmalarını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Anneler ve babalar, çocuklarınızın yeteneklerini keşfetme serüvenlerinde en büyük rehberler sizsiniz. Unutma! Her çocuk özeldir. Çocuğunuzun yeteneklerini keşfetmesine izin verin, böylece hayatına yararlı ve mutlu bir birey olarak devam edebilir.

BİLSEM’E NASIL BAŞVURULUR?

Bilim ve Sanat Eğitim Merkezleri için öğrenci seçimi, her yıl belirlenen tarihlerde yapılan sınav sonuçlarına göre Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılır. Bu sınav ilkokul 1., 2. ve 3. sınıf öğrencilerine tablet üzerinden dijital olarak verilmektedir. Sınava girecek öğrenciler, okullarındaki sınıf öğretmenleri tarafından doldurulan “gözlem formu” listesi ile aday gösterilir.

ADAYLAR GÖSTERİLDİKTEN SONRA NE YAPILMALI?

Aday gösterilen tüm öğrenciler grup tarama sınavına girmelidir (tablette dijital başvuru). Öğrencinin bu sınava ne zaman gireceği il tanı sınav komisyonu tarafından planlanacak ve öğrencilere randevu verilecektir. Türkiye genelinde grup tarama başvurusu tamamlandıktan sonra yetenek alanları bazında ülke ortalaması sonuçlara göre belirlenecek ve bireysel değerlendirme hakkı kazanan öğrenciler MEB kurumsal internet sitesinden ilan edilecektir. Bireysel değerlendirmeye hak kazanan öğrencilere MEBBİS-BİLSEM işlemleri modülü üzerinden il tanı sınav komisyonu tarafından randevu verilecektir.

GRUP TARAMA SINAVINDA NE SORULUR?

Tablette uygulanan bu sınavda birçok kategoriden sorular sorulmaktadır.

BİREYSEL DEĞERLENDİRME NASIL YAPILIR?

Bireysel zeka testi sonuçlarına göre Bilim ve Sanat Merkezine kayıt hakkı kazanılır. Bu sınavda başarılı olan adaylar genel zihinsel yetenek alanına kayıt hakkı kazanırlar. Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin koordinasyonunda resim ve/veya müzik alanlarında yetenek sınavı yapılır. Yetenek sınavında komisyon tarafından belirlenen puanı alan öğrenciler de Bilsem’e sanat ve/veya müzik yetenek öğrencisi olarak kayıtlıdır.

KAYITLI ÖĞRENCİLERE EĞİTİM NASIL VERİLİR?

Kayıtlı öğrencilerin hazırlık düzeylerini ölçtükten sonra;

  1. Oryantasyon/ Adaptasyon,
  2. Destek Eğitimi, 1-İletişim Becerileri, 2 Grup Çalışma Teknikleri, 3) Öğrenme Yöntemleri, 4) Problem Çözme Teknikleri, 5) Bilimsel Araştırma Teknikleri, 6 Yabancı Dil, 7 Bilgisayar, 8 Sosyal Etkinlikler,
  3. Tanıyarak, Bireysel Yetenekleri, Özel Yetenekleri Geliştirme alanlarında düzenlenmiş eğitim programlarına alınırlar,
  4. Proje Üretimi / Yönetimi

Programların belirli bir tamamlanma süresi yoktur ve öğrenci kendi öğrenme hızına göre programlarda ilerler. Öğrenciler performanslarına, isteklerine, gayretlerine ve program aşamalarına devam etmelerine bağlı olarak liseyi bitirene kadar eğitimlerine devam edebilirler. Tüm programlar öğrenci merkezli, disiplinlerarası, modülerdir; Öğrencilerin yaratıcılıklarını, sorunlara farklı yaklaşımları ve çözüm bulma yeteneklerini geliştirecek ve yetişkinlik dönemindeki koşullara hazırlayacak şekilde bireysel olarak hazırlanır. 

Programların uygulanmasında tamamen farklı özel eğitim yöntem ve teknikleri, özel materyaller ve özel eğitim ortamları kullanılmaktadır. Her ne kadar Bilsemlerde, öğretmenlerde, mekanlarda vb. Bireysel eğitim şart olsa da. Sınırlamalar nedeniyle, eğitim çoğunlukla 3-5 kişilik küçük gruplar halinde yapılır. Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim, öğrencilerin örgün eğitiminden farklı olarak yürütülmektedir. Okullarındaki öğrenciler not almak ve sınavlara hazırlanmak amacıyla hareket ederken, Bilsem’in yapısı not alma, not almama vb. konuları içermemektedir. Bunun yerine öğretime süreç odaklı, proje temelli bir öğretim modeli sağlanmakta ve öğrencilerin istenen niteliklere uygun projeler yürütmeleri beklenmektedir.

BİLSEMLER’DE EĞİTİM DÖNEMLERİ NE ZAMAN?

Bilsem’de eğitim; İlk dönemi (Eylül-Ocak), ikinci dönemi (Şubat-Haziran), Temmuz ve Ağustos aylarını (yaz okulu, öğrenci kampları) kapsayan yılda üç dönem olarak düzenlenmektedir. Öğrenci örgün eğitim okuluna kayıtlı ise öğleden sonra Bilsem’de, öğlen ise sabah Bilsem’de, akşam ise tam zamanlı eğitim görüyorsa Bilsem’de eğitim görür. Devamsızlık her eğitim döneminde eğitim süresinin% 30’unu geçemez. Herhangi bir mazereti olmadan bu süreyi aşan veya programa katılamayan öğrenciler kayıttan çıkarılır.

Bu kılavuz, 07/07/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Millî Eğitim
Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği” ve 24/12/2021 tarihli ve 39811325 sayılı
Makam onayı ile uygun görülen “Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesi” hükümlerine göre
hazırlanmıştır. 2022 MEB


İLETİŞİM BİLGİLERİ

  • TELEFON
    • Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 0(312) 413 25 36 – 413 25 38
  • BELGEGEÇER
    • Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 0(312) 213 13 56
  • İNTERNET ADRESLERİ
    • https://www.meb.gov.tr
    • https://orgm.meb.gov.tr
  • E-POSTA | oer_ozelyetenek@meb.gov.tr | oer_ram@meb.gov.tr

KISALTMALAR


BİLSEM Bilim ve sanat merkezi
Genel Müdürlük Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Bakanlık Millî Eğitim Bakanlığı
MEBBİS Millî Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri
Yetenek Alanı Genel zihinsel yetenek, resim yeteneği, müzik yeteneği
RAM Rehberlik ve araştırma merkezi

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hangi Suçlarda Uygulanır?

Kararın açıklanmasının ertelenmesi Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): “Eğer sanık suçlu bulunup; yargılama sonunda en fazla iki yıl hapis cezası ya da adli para cezası almışsa; mahkeme, kararın açıklanmasının ertelenmesine de karar verebilir. Uzlaşma ile ilgili hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması demek; sanık için herhangi bir yaptırım olmaması anlamına da gelir.
Hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar vermek amacıyla;

  • Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiştir.,
  • Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri, tutum ve davranışlarını değerlendirip tekrar suça karışmama kanaatine varırsa;
  • Suçun işlenmesinden dolayı; varsa mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tazmini, iadesi veya tazminatı ile tamamen giderilmesi gerekir.
  • Sanığın bu erteleme kararına itiraz etmemesi de gerekir.

Sanık kabul etmezse, kararın açıklanmasının ertelenmesine karar verilmez.
Kararın açıklanmasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, sanık beş yıllık denetim süresine tabidir. Denetim süresi içinde, kasıtlı bir suçtan dolayı kararın açıklanmasının tekrar ertelenmesine karar verilemez.
Duyuruyu erteleme kararında hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde alternatif yaptırımlara dönüştürülemez.

Denetim süresi içinde yeni bir suçun kasten işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uyulması halinde açıklaması ertelenen ceza kaldırılır ve dava reddedilir. Böylece sanık herhangi bir kısıt yaşamaz.

ankara.barosu

HAGB karardan sonraki 5 yılın bitiminde oluşan yeni suçların mahkemesinde tekrardan erteleme hakkı davaya göre yeniden tesis edilebilir.

HAGB Bozulması

Denetim süresi içinde kasıtlı olarak yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlikle ilgili yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde mahkeme kararı ilan eder. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirmiş; Yarıya kadar belirleyeceği cezanın bir kısmını yerine getirmemeye veya şartlar mevcutsa cezada hapis cezasını ertelemeye veya alternatif yaptırımlara dönüştürmeye karar vererek yeni bir mahkumiyet kurabilir.”

Türk Vatandaşlık Hukuku

Türk Vatandaşlık Hukuku öncelikle hak ve kan (jus-sanguinis) ilkesine dayanmaktadır. Türk anne veya Türk babadan doğan (evli veya evlilik dışı) çocuklar doğuştan Türk vatandaşıdır. Türkiye’de Türk vatandaşlığından vazgeçme (veya başka bir ülkenin vatandaşlığını kazanma) niyeti, kişinin ikametgahının en yüksek sivil otoritesine ve yurtdışındaki Türk Konsolosluğuna bir dilekçe ile sunulur. Bu makamlarca işlenen belgeler gerekli işlemler için İçişleri Bakanlığı’na gönderilir.

Vatandaşlığın Tanımı

Türk Anayasası’nın 66. maddesi vatandaşlığı tanımlamaktadır:
Türk devletine vatandaşlıkla bağlı olan herkes Türk’tür.
Türk bir babanın veya Türk bir annenin çocuğu Türk’tür.
Vatandaşlık, kanunun öngördüğü koşullar altında elde edilebilir ve kanunda belirtilen durumlar dışında ele geçirilemez.
Bir Türk vatanseverliğe karşı bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan yoksun bırakılamaz.
Vatandaşlıktan yoksun bırakılma ile ilgili karar ve işlemlere itiraz etmek için mahkemelere yapılan başvuru reddedilemez.

Benimseme

Bir Türk vatandaşının evlat edindiği bir çocuk, evlat edinme başvurusu sırasında 18 yaşından küçükse otomatik olarak Türk vatandaşı olur. Bazı durumlarda (zorunlu olmamakla birlikte) yabancı isimlerle Türk vatandaşlığına başvuranlar isimlerini Türkçe (zorunlu olmamakla birlikte Müslüman) isimlerle değiştirirler. Bunu yapanlara örnek olarak futbolcular Colin Kazem Richards ve Muhammed Aurelio verilebilir.

Vatandaşlık Kaybı

Vatandaşlığa geçme ve Türk vatandaşlığının kaybedilmesi İçişleri Bakanlığı tarafından kontrol edilmektedir.

Vatandaşlık Biçimi Olarak “Mavi Kart”

Örneğin Almanya veya Avusturya gibi normalde çifte vatandaşlığa izin vermeyen bir ülkede vatandaşlığa alındıkları için Türk vatandaşlığından vazgeçmek zorunda kalan eski Türk vatandaşları, kendilerine bazı vatandaşlık hakları tanıyan mavi kart başvurusunda bulunabilirler. Türkiye’de yaşama ve çalışma hakkı, toprak veya miras ve diğer şeylere sahip olma hakkı.

Vatandaşlık

Bir yabancı, aşağıdaki koşulların tümünü yerine getirmesi halinde vatandaşlığa kabul için başvurabilir:

Kendi ülkelerinin kanunlarında veya vatansız kişiler söz konusu olduğunda Türkiye kanunlarında tanımlanan çoğunluk çağına erişmişlerdir.
Başvurmadan önce 5 yıl kesintisiz olarak Türkiye’de ikamet etmek.
Türkiye’ye yerleşmek niyetinde ve bunu kanıtlamak için önlemler aldı.
Halk sağlığını tehdit eden herhangi bir hastalıktan arındırılmıştır.
iyi karakterli ol
Türk konuşma yeteneği var.
Türkiye’de geçimini sağlayacak kadar geliri var.
Ulusal güvenlik veya kamu düzeni için bir tehdit oluşturmaz.
Bu şartların yerine getirilmesi yabancıya mutlak Türk vatandaşlığı hakkı vermez.

Üç yıldır bir Türk vatandaşıyla evli olan ve halen bu ortakla evli olan yabancı uyruklular farklı koşullar altında vatandaşlığa başvurabilirler:

Türk bir partnerle yaşıyor (Türk bir partnerin başvuruyu yaptıktan sonra ölmesi durumunda istisnalar kabul edilir).
Evliliği tehdit eden davranışlardan kaçınır.
Ulusal güvenlik veya kamu düzeni için bir tehdit oluşturmaz.
Başarılı bir başvurunun ardından evliliğin sona ermesi durumunda vatandaşlığa geçen eş, evlilik sözleşmesini iyi niyetle imzaladığı sürece Türk vatandaşlığını koruyabilir.

Yatırım Yoluyla Vatandaşlık

5901 sayılı Kanuna ilişkin ek maddelerin 12 Ocak 2017 tarihinde yayımlanmasından itibaren Türkiye’ye yatırım yapan yabancı uyruklulara Türk vatandaşlığına başvuru hakkı tanınacaktır.

Aşağıdaki yatırımlardan birini yapan veya bir koşulu yerine getiren yabancı uyruklular Türk vatandaşlığına başvurabilirler:

En az 3 yıl boyunca satılmayacak en az 250.000 dolarlık bir yatırım.
En az 2 000 000 USD değerinde bir Türk şirketine yatırım.
3 Yıldır çekilmeyen bir Türk bankasına 500.000 USD yatırın.
En az 3 yıl satılamayan en az 500.000 ABD Doları değerinde devlet tahvillerine yatırım yapın.
Yabancı uyruklu bir şirkete ait 100 Türk işçinin istihdamı.
Yukarıdaki koşullardan birini yerine getirmek, Türk vatandaşlığına başvurma hakkını elde etmek için yeterli olacaktır. Yabancı başvuru sahibinin talep ettiği yatırımı devlet tüzel kişiliği izleyecektir. Yatırımın ilgili devlet kurumu tarafından onaylanmasından sonra yabancı vatandaşlığa Türk vatandaşlığı verilir.

Çifte Vatandaşlık

Türkiye’de çifte vatandaşlık (aynı anda iki vatandaşlık hakkına sahip olmak) elde edilebilir, çünkü uluslararası hukukta vatandaşlık edinme konusunda tekdüze kurallar yoktur. Her ülkenin vatandaşlıkla ilgili kendi yasaları vardır ve kendi iç politikasına dayanarak bireylere vatandaşlık verir. Bireyler kendi seçtikleri ya da bu farklı yasaların otomatik olarak uygulanmasıyla çifte vatandaşlığa sahip olabilirler.

Türk yasaları soy üzerinde Türk aileden biri doğum, yurt dışında doğmuş Türk ebeveynlerin biri tarafından doğumla Türk vatandaşlığının yanı sıra satın alma, diğer milletten olursa olsun alarak Türk vatandaşlığını elde izin verir. Türkiye’de doğan yabancı uyruklu çocuklar, ebeveynlerinden biri de Türk vatandaşı olmadıkça veya çocuk vatansız olmadıkça Türk vatandaşlığına başvuramazlar. Yabancı vatandaşlığın kazanılması (veya elde tutulması) Türk vatandaşlığını otomatik olarak etkilemez. Türk kanunlarında çifte vatandaşlıkla doğan vatandaşların yetişkin olduklarında bir vatandaşlığı diğerine tercih etmelerini gerektiren bir hüküm bulunmamaktadır.

https://antalya.tr

Türk Hükümeti, çifte vatandaşlığı var diyen ve Türk vatandaşlarının diğer ülke vatandaşlarına izin verir ederken, Türk Hükümeti (en yakın Türk Büyükelçiliği), ilgili Türk yetkililere, ya da yurtdışındaki konsolosluk ve erkekler (varsa), evlilik cüzdanı ve dört kopya için) vatandaşlık, askerlik görevini tamamlamış Türk doğum sertifikası ve orijinal sertifika yoksa başka bir vatandaşlık isteyenler gerektirir. Çifte vatandaşın Türkiye’ye girerken veya çıkarken Türk pasaportu kullanması zorunlu değildir; Geçerli bir yabancı pasaportla veya bazı vatandaşlar için kimlik kartı ve Türk vatandaşlığı ile seyahat etmesine izin verilir.

Bütün ülkeler çifte vatandaşlığa izin vermediğinden, Türkler bazen başka bir ülkenin vatandaşı olmak istiyorlarsa Türk vatandaşlığından vazgeçmek zorunda kalırlar. Mavi Kartın bir ‘vatandaşlık’ biçimi olduğu yukarıdaki bölüme bakın.

Türk Vatandaşları için Vize Şartları

Vizesiz veya varışta vizesiz giriş Türkiye pasaportu sahipleri için ülkeler ve bölgeler: Türkiye Cumhuriyeti, ücretsiz vize, Varışta vize, elektronik izin, Varışta ve çevrimiçi vize.

Banka kartı gereklidir; Vize Kısıtlamaları Endeksi’ne göre 2019 yılı itibariyle Umuma mahsus Türk pasaportu sahipleri 116 ülkeye vizesiz seyahat edebilir veya varışta vize alabilirler.

Türk vatandaşlarına yönelik vize başvuruları, diğer ülkelerin yetkilileri tarafından Türk vatandaşlarına uygulanan idari giriş kısıtlamalarıdır. 2019 Yılı itibarıyla Türk vatandaşlarının 116 ülke ve bölgeye giriş vizesi veya vizesi bulunmakta olup, Türk pasaportu seyahat özgürlüğü açısından 38. sırada yer almaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Vatandaşlığı

Türkiye ayrıca; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarına, bu ülke genel olarak tanınmadığı ve KKTC pasaportlarının bazı ülkelerde geçerli seyahat belgesi olarak kabul edilmediği için özgürce seyahat edebilmeleri için özel bir “Yabancı Pasaport” türü sunmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları isterlerse Türk vatandaşı olma hakkına sahiptir. Yukarıdaki kriterlerden muaftırlar. Tek şart onların Kıbrıslı Türk, yani Kıbrıslı Türk anne veya Kıbrıslı Türk babadan doğmuş olmalarıdır.

Türk Vatandaşlığı Şartları: 2022

Son yıllarda yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı elde etmek Arap dünyasında popüler bir konu haline gelmiştir. Bu konudaki kanunun 2017 yılında kabul edilmesinden bu yana geçen beş yıl içinde, çoğunluğu Arap ülkelerinden olmak üzere binlerce yabancı, Türkiye’ye yatırım yaparak Türk vatandaşlığı kazanmıştır.

Ancak bu vatandaşlığı elde etmenin tek yolu yatırım değildir, çünkü Türkiye’de bir süre ikamet eden ve diğer bazı şartları yerine getirenler de Türk vatandaşlığı hakkını elde edebilirler ve buna kamu yoluyla Türk vatandaşlığı edinme kanunu denir.

Şu anda Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde yaşanan kargaşanın ardından özellikle Arap Baharı olaylarından sonra yüzbinlerce Arap Türkiye’de yaşamakta ve bu nedenle çoğu yaklaşık 5 yıldır Türkiye’de yaşamaktadır; Belki de vatandaşlık talep etme hakkını elde etmişlerdir. Ancak Arap toplumu arasında yanlış bilgilerin yayılması nedeniyle birçok kişi bu hakka sahip olduklarını bilmediği için Türk Vatandaşı olma fırsatını kaçırdılar.

aljazeera

Araplar arasında yayılan en belirgin yanlış bilgiyi, bu konunun bazı önemli yönlerine ve genel başvuru yoluyla Türk vatandaşlığına başvurmak için yasal gerekliliklere değinerek sunuyoruz.

Garanti Yok!

Her şeyden önce, Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin tüm yasal gerekliliklerin genel bir başvuru yoluyla yerine getirilmesinin, nihai kararın her zaman Türk makamlarının elinde olması nedeniyle başvuru sahibinin bu vatandaşlığı elde etme konusunda mutlak bir hakkı olduğu anlamına gelmediğine dikkat edilmelidir. .

Bununla birlikte, uygulamada, güvenlik veya kamu düzeni endişeleri olmadıkça, bu tür talepler genellikle kabul edilir.

Genel Koşullar:

Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11. bölümünde başvuranın yerine getirmesi gereken şartların aşağıdaki gibi olduğu belirtilmiştir:

Yaş ve zihinsel farkındalık açısından yasal kapasiteye sahip olmak.

Yaş ve zihinsel farkındalığa ilişkin ilk gereklilik Türk Medeni Kanunu’nda açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır.

Türkiye’de yaşama niyetinin kanıtı.

Türkiye topraklarında yaşama niyetinin kanıtlanmasına ilişkin husus, kanunda belirtilmemiştir ve bunun bir işletmenin Türkiye’ye devredilmesi, mülk satın alınması, tüm aile için başvurulması ile nasıl sağlanabileceğine dair bazı örnekler bulunmaktadır. Türkiye’de eğitimini tamamlamış veya yakın akrabaları olan ve ilk kez Türk vatandaşlığı almış olanlar.

Türkiye’de ikamet şartı konusunda çok fazla kafa karışıklığı ve yanlış anlaşılma var. Türk Uyruğu Kanunu, “Türkiye’de usulüne uygun ve yasal olarak 5 yıl üst üste ikamet etmek” ifadesinin, başvuranın Türkiye’de beş yıl geçerli oturma izniyle yaşadığı ve bu süre dolduktan sonra bile kalması gerektiği anlamına geldiğini belirtmektedir. Vatandaşlık başvurusunda bulunana kadar geçerli bir oturma iznine sahip olun.

Güzel ahlak sahibi olmak.

İyi davranışla ilgili noktaya gelince, yetkililer bu konuyu ele alma hakkına sahiptir ve genel olarak fuhuş veya uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili sorunlar bu durumun mevcut olmadığının kanıtıdır.

Türkçeyi yeterince konuşabilmelidir.

Yetkililer Türkçede akıcılık gerektirmez; vatandaşlık başvuru sahibinin Türkiye’de yaşamasını sağlayacak düzeye ulaşmasını beklemektedir ve bu durum kişiyi vatandaşlığa mülakata davet ederek teyit edilmektedir.

Kendisi ve varsa sponsor olduğu kişileri temin edecek istikrarlı bir gelire veya işe sahip olmalıdır.

İstikrarlı bir gelirin sağlanmasına ilişkin noktaya gelince, başvuru sahibinin Türkiye’de çalışma izni olması veya kendi projesi olması halinde, yetkililer ek belge talep etmemekte ve vatandaşlığa başvuru sahibi banka ekstresini sunarak şansını artırabilmektedir. Dengesinde para var. Eğer vatandaşlık için başvuran Türkiye dışında bir ticari faaliyeti istikrarlı bir gelir varsa, banka makbuzu göndermek için gerekli olur. Vatandaşlık başvurusunda bulunan kişinin çalışma izni yoksa ve Türkiye’de kendine ait bir projesi yoksa veya banka hesabında yasal olarak kanıtlanabilecek istikrarlı bir geliri yoksa  başvuranın yararına yetkili makamlar bu iş için bir Türk kişiden teminat mektubu beklemektedir.

Halk sağlığını tehdit eden bulaşıcı bir hastalığa sahip olmamalıdır.

Bu durum, herhangi bir hastalığı değil, yalnızca halk sağlığını tehdit edenlerle ilgilidir. Bu, sunulacak kapsamlı bir sağlık raporu ile belirlenir ve özel veya yabancı sektör hastanesi tarafından değil, bir Türk devlet hastanesi tarafından düzenlenmelidir.

Ulusal güvenlik ve kamu düzenine tehdit oluşturamaz, tehlikeli bir sabıka kaydına sahip olamaz ve cezai takibata tabi tutulamaz.

Türkiye’deki herkesin sabıka kaydını devlet kapısına girerek alabileceği açıktır.

Başvuru tarihinden önce 5 yıl üst üste Türkiye’de yasal olarak ikamet etmek.

En zor anlaşılan durum:

Türkiye’de ikamet zorunluluğu konusunda çok fazla kafa karışıklığı ve yanlış anlaşılma olduğu için sekizinci gereklilik yabancıların gözünde en kafa karıştırıcı görünmektedir. Türk Uyruğu Kanunu, “Türkiye’de usulüne uygun ve yasal olarak 5 yıl üst üste ikamet etmek” ifadesinin, başvuranın Türkiye’de beş yıl geçerli oturma izniyle yaşadığı ve bu süre dolduktan sonra bile kalması gerektiği anlamına geldiğini belirtmektedir. Vatandaşlık başvurusunda bulunana kadar geçerli bir oturma iznine sahip olun.

Turizm, tedavi veya çalışma temelinde verilen kısa süreli vizelerin yanı sıra diplomatik ikamet veya iltica vizelerinin hepsinin sekizinci şartı yerine getirmek için güvenilebilecek oturma izni listesinden çıkarıldığı, ancak başka bir durumun olduğu belirtilmelidir. Turist oturma izni dışında bu tür bir ikamet ile ilgili önemli bir istisna.

Önceki oturma izinleri (turist oturma izinleri hariç), başvuru sahibinin beş yıllık sürenin son yılında başka bir oturma izni (çalışma izni veya mülkiyete dayalı kısa süreli oturma izni gibi) alabilmesi durumunda dikkate alınabilir. Bu, turist oturma izninin asla dikkate alınmadığı anlamına gelir! Ancak, diğer tüm kısa süreli konaklama türleri, uygun koşullar sağlandığı takdirde Türk vatandaşlığına başvurma hakkına sahip olabilir.

Ayrıca aday, yurt dışında kalış süresinin 6 ayı geçmemesi gerektiği yönündeki çeşitli kaynaklardaki iddiaların aksine, beş yıl boyunca Türkiye dışında toplam 12 ay geçirmemiştir.

Bu kural, ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili bazı istisnalar için de geçerlidir.

Sekizinci noktayı bir örnekle açıklayalım:

Türkiye’de ikamet eden bir yabancının Türkiye topraklarında 5 yılını aşağıdaki gibi tamamladığını varsayalım:

Çalışma izni: 15/02/2014 – 07/02/2018 tarihleri arasında.

Kısa süreli oturma izni (Türkiye üniversitelerinden yeni mezunlara 6 ay süreyle verilen özel oturma izni): 20.09.2018 – 11.03.2019.

Çalışma izni: 18/01/2019 için 17/02/2020.

Bu mukim, bu tarihler arasındaki süre içinde 12 aydan fazla Türkiye dışında kalmadığı varsayılarak 15.02.2019 tarihinden itibaren genel başvuru yoluyla Türk vatandaşlığına başvurma hakkına sahiptir.:

Tam 5 yıl.

Başvurunun yapılması beklenen zamanda geçerli bir oturma iznine (çalışma izni) sahip olun.

Tek başına çalışma izni genellikle kabul edilmez, ancak bu durumda olduğu gibi geçerli bir oturma izni (çalışma izni) izlemesi durumunda dikkate alınır.

  • Önemli açıklama:-*

Vatandaşlık başvuru şansı yok, o genellikle turistik oturma izni olarak kabul edilmez, bu yüzden bu senaryo demek? Çünkü bu yabancı uyruklu ilk kısa süreli oturma izninden sonra çalışma izni almış olsaydı Türk vatandaşlığına başvurabilirdi, ancak turist oturma iznine sahip olduğu için ancak 6 ay boyunca geçirdiği tüm yıllar boyunca Türk vatandaşlığına başvurabilirdi. Türkiye’de boşa harcanıyor ama bu adil görünüyor mu? ?

Aslında, bu adil görünmüyor, bu nedenle hesaplamalar bu temelde değil, farklı bir şekilde: Turist oturma izni bir yıl değil, 6 ay boyunca ise, üst üste 5 yıl boyunca ikamet koşulu geçerli değildir. Bunun yerine, yurtdışında harcanan bir aralık olarak değerlendirilecek ve daha sonra son beş yılda yurtdışında harcanan maksimum süre olan 12 aylık dönemde sayılacaktır. . Daha sonra, bu altı aya ek olarak, aday 6 aydan fazla yurt dışında kalmadıysa, turist oturma iznine sahip olmasına rağmen Türk vatandaşlığına başvurma hakkına sahip olacaktır.

Sonuç olarak, resmi belgelerle uğraşmanın zor olabileceği ve başvuru sürecinin bir buçuk yıla kadar sürebileceği için bir avukatın işe alınması ve tavsiye alınması gereğini vurguluyoruz.

Resmi Tatil Günleri 2022

 

2022’de Resmi Tatiller; 28 Gün Tatil Fırsatı

Pandemik sürecin etkilerinin sürdüğü bir yıl geçirdik. Kapanışlar nedeniyle yılın ilk yarısında seyahat planlarımızı ertelesek de ikinci yarıda tatil fırsatlarını değerlendirebildik. 2021’de yeterince tatil yapamayanlar 2022 için çok umutlu.

Özellikle resmi tatilleri seyahat planları için değerlendirenler 2022 takvimini merak ediyor. 2022 yılının ilk yarısındaki bayramların bir kısmı hafta sonuna denk gelse de Mayıs ayında Ramazan Bayramı ve Temmuz ayında Kurban Bayramı sayesinde bu aylarda uzun tatiller yapmak mümkün. seyahatseverler sadece 5 gün izin alarak yıl boyunca toplam 28 gün tatil yapabilirler.

Mayıs Ayında 13 Gün Tatil

2021’e Cuma günü düşen 1 Ocak tatiliyle başladık, ancak 2022’de 1 Ocak Cumartesi günü düşüyor. Öyle ki bundan sonraki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Cumartesi günü kutlanacak. Ancak 2022’de Ramazan Bayramı Mayıs ayında olacak. Ramazan Bayramı arifesi 1 Mayıs Pazar günü, 2 Mayıs Pazartesi günü başlayan bayram 4 Mayıs Çarşamba günü sona eriyor. Perşembe ve Cuma günleri için 2 gün izin alarak toplamda 9 günlük bir tatil planlayabilirsiniz. Mayıs ayı sadece tatil ile bitmiyor. Perşembe gününe denk gelen 19 Mayıs’ta Cuma gününe 1 gün izin alarak 4 günlük bir kaçamak yapabilirsiniz.

Temmuz Ayında 2,5 Gün İzin İle 10 Gün Tatil

Son yıllarda Kurban Bayramı Demokrasi ve Milli Birlik Günü olan 15 Temmuz’a denk geldiği için uzun bayramlar alabildik. Bu yıl Kurban Bayramı 15 Temmuz’a az kaldı. 8 Temmuz Cuma gününe denk gelen Kurban Bayramı arifesinde sadece yarım gün izin alarak 12 Temmuz Salı gününe kadar sürecek tatil ile 5 günlük tatil yapabilirsiniz. 15 Temmuz Cuma gününe kadar Çarşamba ve Perşembe günleri için 2 gün izin alarak bu tatili 10 günlük bir plana dönüştürebilirsiniz. Bu 2 gün izin alırsanız, tüm yıl boyunca sadece 7 gün izin alarak toplam 30 gün izin alabilirsiniz.

Tatil için Erken Davranın

Tatillerde uzun tatiller için yoğun talep olduğu için otel rezervasyonlarını ve uçak veya otobüs bileti alımlarını son dakikaya bırakmamanızı tavsiye ederim. Erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak otel rezervasyonunuzu uygun fiyata yapabilirsiniz. Uygun fiyatlı bir uçak bileti bulduğunuzda, Bilet İptal Güvencesini biletinizle birlikte alarak olası iptal durumunda bilet tutarının %90’ını iade edebilirsiniz.

Yılın diğer yarısında resmi tatillerde kısa bir tatil yapma imkanı vardır. Salı gününe denk gelen 30 Ağustos’a 1 gün izin alarak 4 günlük bir sahil kaçamağı planlayabilirsiniz. 29 Ekim 2022’de, 28 Ekim Cuma günü Cumartesi günü yarım gün izin alırsanız 3 günlük bir tatil için bir şans var.

enuygun

Resmi Tatil Günleri 2022  

TATİL GÜNÜSÜREAY GÜN
Yılbaşı1 Gün01 Ocak Cumartesi
Ulusal egemenlik ve çocuk Bayramı1 Gün23 Nisan Cumartesi

Emek ve dayanışma günü*
ve Ramazan Bayramı arifesi
1 Gün01 Mayıs Pazar
Ramazan Bayramı1.Gün02 Mayıs Pazartesi
Ramazan Bayramı2.Gün03 Mayıs Salı
Ramazan Bayramı3.Gün04 Mayıs Çarşamba
Atatürk´ü anma gençlik ve spor Bayramı1 Gün19 Mayıs Perşembe
Kurban Bayramı arifesiÖğleden Sonra08 Temmuz Cuma
Kurban Bayramı1.Gün09 Temmuz Cumartesi
Kurban Bayramı2. Gün10 Temmuz Pazar
Kurban Bayramı3.Gün11 Temmuz Pazartesi
Kurban Bayramı4.Gün12 Temmuz Salı
Demokrasi ve milli birlik günü*1 Gün15 Temmuz Cuma
Zafer Bayramı1 Gün30 Ağustos Salı
Cumhuriyet Bayramı ArifesiÖğleden Sonra28 Ekim Cuma
Cumhuriyet Bayramı1 Gün29 Ekim Cumartesi
2022 mesai ve tatil günleri

2022 de alışılageldiği üzere Kurban bayramı ile 15 Temmuz Birleştirilecek mi? Kurban Bayramı 10 gün olacak mı? Salgın Hastalık durumu bunu belirleyecek, yine de 10 gün Kurban Bayramı verilme olasılığı yüksek.

Not: 17.03.1981 tarih ve 2429 sayılı ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanun´a göre hazırlanmıştır.

T.C.gov.tr/resmitatiller-2022

        *25.10.2016 kabul tarihi ve 6752 sayılı ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun´a göre hazırlanmıştır.

Avukat Ücret Tarifesi 2022

Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca görevlendirilen avukat ve müdafilere yapılacak Avukat ücreti, 2022 sayılı tarife Resmi Gazete’de yayımlandı.

Soruşturma aşamasında takip edilen işler için 649 TL, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 1.997 TL, Yargıtay’da görülen duruşmalı davalar için 2.248 TL ödenecektir.

baro.org

2022 yılı 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek olan yeni tarife aşağıdaki gibidir:

  1. Soruşturma aşamasında takip edilen çalışmalar için 649 TL,
  2. Sulh ceza hakimliklerinde izlenen çalışmalar için 1.011 TL,
  3. Asliye Ceza Mahkemeleri :
    • Takip eden davalar için 1.113 TL
    • seri usule uygun olarak takip edilen işler için 465 TL,
  4. Ağır ceza mahkemelerinde görülen davalar için 1.997 TL,
  5. Çocuk mahkemeleri:
    • Çocuk mahkemelerinde izlenen davalar için 1.113 TL,
    • Çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülen davalar için 1.997 TL,
  6. İcra Ceza ve Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri ile İcra Hakimleri gibi mahkemelerin takip ettiği davalar için 1.113 TL,
  7. Hukuk mahkemeleri:
    • Bölge adliye mahkemelerinde görülen davalar için 1.997 TL,
    • Yargıtay’da görülen davalar için 2.248 TL

Dikkat! Bu ücret Tarifesi Devletin Görev Atadığı Avukata Verilecek ödemeyi kapsar. Kişilerin Avukat Vekaleti ile Avukat Tutma ve Avukat Ücreti farklı bir uygulamadır. Devamını okuyunuz.

Avukatlık Ücreti Ne Kadar?

Avukatlık Ücreti Tarifesi, Avukata vekalet verme ücreti ile başlar; her bir ofisin kendi uygulaması, bağlı Barolar Birliği ve Sendika tarafından belirlenir ve sonuçta taraflar tarafından sözleşme özgürlüğü sınırları dahilinde karara bağlanır.

Kararlaştırılan ücret sözleşmelerinde, Alanya Avukatları için Antalya Barosu Ücret Tarifesinde ve Türkiye B.B. tarafından belirlenen ücret tarifelerinde uyulması gereken ortak temel ilkeler bulunmaktadır.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu savunuculuğun bir kamu hizmeti olduğunu açıkça ifade etse de birçok maddede ücret karşılığı yapıldığını göstermiştir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda özel sözleşme türleri arasında vekalet sözleşmesine uygulanacak hükümler 502nci Madde ile 514 üncü madde arasında yer almaktadır.

1136 ve 6100 sayılı Kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanununun ilgili hükümleri ve genel hükümleri uygulanır.

Aynı şekilde 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nda (Madde 323), vekaleten takip edilen işlerde avukatlık ücreti olduğu tespit edilmiştir.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanarak, Türkiye Barolar Birliği, her yıl yenilenen Asgari Avukatlık Ücret Çizelgesini ve Antalya Barosu’ndaki üyeleri tarafından uygulanması gereken Antalya Barosu Ücret Çizelgesini oluşturur.

Antalya Barosu Alanya Avukat Ücretleri için Tıklayınız.

Alanya’da çalışan her avukat, mevzuatta belirtilen sınırlar dahilinde kalmak kaydıyla kendi ücret tarifelerini ve politikalarını belirlemekte serbesttir.

Dava Kaybedilirse Avukat Ücreti Ne Olacak

Dava kazanılırsa ücret alınır” veya “Dava kaybedilirse ücret alınmayacak” ya da “Sadece karşı taraftan tahsil edilecek ücret” kararı verilemez. Böyle bir ücret maddesi geçersizdir. Ücretsiz EYLEM YASAĞI uyarınca, bu sözleşmeyi yapan Avukata Baro tarafından ceza
verilir.

Zina Nedeniyle Boşanma

Zina oranı her geçen gün artıyor. İlk bakışta, kadınlar daha çok aldatılıyor. Aldatıldığını öğrenen bazı kadınlar boşanma avukatı tutarken, bazı kadınlar boşanmak yerine bu durumu kabul edip evliliklerine devam ediyor. Aldatma nedeniyle boşanma hakkınız için bilmek istedikleriniz bu makalemizde yer alıyor.

Zina Boşanma Davası

Aldatma Davası ne zaman Açılır?

Zina için boşanma davası açıldığında, bu davayı açmak için belirli bir süre vardır. Zina eyleminin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde boşanma davası açmak gerekir. Zina eyleminin üzerinden uzun yıllar geçmişse, dava açma açılamaz.

Boşanma Davası Bittikten Sonra Zina Davası Açılabilir mi?

Eş, karşılıklı rıza veya çekişmeli boşanma davasından sonra aldatıldığını öğrenirse, tazminat talebinde bulunmak için tekrar boşanma davası açmak mümkün değildir. Boşanmaya ve boşanmaya ilişkin faktörlere daha sonra karar vermek mümkün değildir.

Aldatma Kanıtı Yasal Olarak Kaç Yıldır Geçerlidir?

Zina nedeniyle boşanma durumunda, süresinden sonra delil sunulması halinde ret kararı verilebilir. Eşlerin 5 yıl önce farkında olduklarına dair kanıt sunmaları ve boşanma davası açmaları gerekmektedir. 5 yıl geçerse mahkeme kararı esas almaz.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası açabilmek için yetkili Aile Mahkemelerine Boşanma davası açılır. İtiraz edilen bir boşanma davası açmak istiyorsanız, karşı tarafın suçu olduğunu düşündüğünüz hususlar mahkemeye sunulmalıdır. Bunun için telefon kayıtlarını, otel kayıtlarını ve benzeri delilleri mahkemeye sunabilirsiniz. Boşanma davasında hangi kanıtların sunulacağını bilmeniz de önemlidir. Çünkü mahkemeye sunulmaması gereken ve özel hayata saygıyı ihlal eden durumlar olabilir. Davacı, neler olduğunu anlamadan kendisini davalı olarak bulabilir.

boşanma avukatı

Boşanma Davası Öncesi Her Durumu Düşünün

Boşanma dilekçesini eksiksiz doldurduğunuzdan emin olun. Bu dilekçede boşanma ile ilgili her detay ele alınmalıdır. Nafaka ödenecek mi? Evlilik dışı doğan bir çocuk varsa, çocuğun velayeti kimde olacak?

Boşanmadan kaynaklanan sorunlar açıklandı mı yoksa hala bir anlaşmazlık var mı? Bir anlaşmazlık durumunda, dava çekişmeli olacağından dava beklediğinizden daha uzun sürebilir. Dilekçede kabul ettiğiniz maddeleri listelemek, süreci hızlandırmanıza yardımcı olacaktır.

Zina Davasında Ne Kadar Tazminat Ödenir?

Aile mahkemelerine zina nedeniyle boşanma dilekçesi ile dava açılır. Tazminat miktarı mahkemenin takdirine bağlı olarak belirlenir. Bu miktarın belirlenmesinde eşin hatası, evliliğin süresi, ekonomik durum, sosyal durum vb. faktörler dikkate alınacaktır.

Aldatma Davası Açmak için Hangi Belgeler Gereklidir?

Zina nedeniyle boşanma davası açmak isteyenlerin sahip olması gereken bazı belgeler var. Dava dilekçesi halinde avukatla dosya takip edilecek, boşanma avukatı vekaleti ve noterden çıkarılacak dilekçenin eki ibraz edilmelidir. Kimliğin bir kopyası da gereklidir. Eğer eş sadakat görevine karşı hareket ederse ve güvensizlik eylemleri varsa, tüm bu nedenler boşanma gerekçesi olarak ileri sürülebilir.

Zina Davasında Çocuk Kime Verilir?

Zina durumunda, mahkeme çocuk için en iyi durumu seçmek ister. Hangi taraf çocuğun bakımı ve velayeti ile en iyi şekilde ilgilenebilirse, mahkeme o kişinin lehine karar vermek ister. Mahkemede taraflar, yasaya uygun olarak Zina eylemini destekleyen kanıtlar da sunabilirler. Tanıklar, fotoğraflar ve mesajlar delil olarak kullanılabilir.

Aldatma Davası Açılan Davada Çocukların İfadesi Alınır mı?

Velayet hakkının her iki tarafça da talep edilmesi halinde, çocuğun anlama yaşında olması koşuluyla, çocuğun menfaatleri için velayete ilişkin bir beyanname almak mümkündür. Bu ifade uzman bir kişi aracılığıyla alınır. Evlilik birliğindeki anlaşmazlıklar için eşlerden biri çocuğu tanık olarak mahkemeye getirmek isteyebilir.

Boşanma Davasında Çocuğun İfadesi

Boşanma davasında tanık olabilmek için çocuğun belli bir yaşa ulaşmış olması gerekir. İtiraz edilen boşanma davalarında tanıklar, boşanmadan doğacak hukuki kararları almak üzere mahkeme huzuruna çıkabilirler.

Tanıklar ayrıca boşanma davasında söz konusu çiftler hakkında bildiklerini kendilerine sorulan sorular eşliğinde anlatır. Boşanma davasında tanıklara ne sorulacağı konusu, ihtilafın nedenine bağlı olarak değişebilir. Ancak mahkeme genellikle tanıklardan taraflar hakkında bildiklerini ve tanık olduklarını söylemelerini ister. Bu durumlarda, 8 yaşından büyük çocukların ifadeleri kullanılabilir.

Aldatılan Affederse Dava Düşer mi?

Zina eden kişi affedilirse, zina eden kişinin dava açma hakkı da kaybedilir. Yargıtay kararlarında affedilme durumunda eşin zina nedeniyle kusurlu görülmediği bilinmektedir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davalarında Tazminat Almak Mümkün müdür?

Eşlerden biri evliliğin sonunda diğer eşten daha ağır kusurlu veya tamamen kusurlu ise, kişi tazminat ödemek zorundadır. Diğer eşe verilen zarar tazmin edilmelidir.

Aldatan Bir Eş için Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Boşanma dilekçesini yazarken, eş tazminat talep ettiğini ifade edebilir. Mahkeme, eşin kusurunu araştırır ve neden olduğu zarar karşılığında tazminatın ne kadar olması gerektiğine karar verir.

aldatma nafaka

Eğer Bir Taraf Boşanmak İstemiyorsa

Eşlerden birinin boşanmak istemediği durumlarda itiraz edilen boşanma davası açılmalıdır. Boşanma davaları iki şekilde açılabilir. Bunlardan biri anlaşmalı boşanma, diğeri tartışmalıdır. Eğer iki taraf boşanmanın hukuki sonuçları hakkında ortak bir karar verebilirlerse, o zaman anlaşmalı boşanma davası açılır ve bu dava itiraz edilenden çok daha kısa sürede sonuçlandırılır. Ancak taraflardan birinin boşanmak istemediği veya çocuk velayeti kararı verilemediği durumlarda itiraz edilen boşanma davası açılmalıdır. Boşanma süreci açılan davanın türüne göre de değişiklik gösterebilir.

Taraflardan Biri İstemese Bile Boşanma Olur mu?

Çekişmeli boşanma davalarında en önemli konulardan biri boşanma davası için öne sürülen sebeplerdir. Bu nedenler mahkemede kanıtlanmalıdır. Boşanmak isteyen kişi bu boşanma sebebinin kanıtını mahkemeye sunarsa, karşı taraf istemese bile boşanma işlemi yapılır. Tartışmalı bir boşanmanın kaç duruşmanın sona erdiği sorusuna cevap vermek kolay değildir. Tartışmalı konuya ve tarafların tutumlarına bağlı olarak, davanın süresi birkaç duruşmada sonuçlandırılabilir veya yıllar alabilir.

Aldatma Davası Açılabilecek Durumlar nelerdir?

Eşin üçüncü kişi veya kişilerle samimi olması, duygusal bağ kurması ve sevgi kelimelerini kullanması güvensizliği bozan davranışlar arasındadır. Eşin üçüncü bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesi durumunda, boşanma davası doğrudan zina nedeniyle açılabilir.

Öpüşmek Aldatma Sayılır mı?

Dudaklarından üçüncü bir kişiyle öpüşmek zina olarak kabul edilmez. Ancak bu eylem bir güvensizlik eylemidir ve sadakat görevine aykırıdır. Üçüncü bir kişiyle cinsel ilişkiye girmek zina eylemi olarak tanımlanabilir.

Sosyal Medya, Aldatma Sebebiyle Boşanma için bir Zemin Olarak Kabul Edilir mi?

Eşin sosyal medya üzerinden yaptığı yazışmalar güvensiz davranışlar olarak sınıflandırılır. Böyle bir durumun varlığında eş, evliliğin sona ermesine neden olan kusur şeklinde göstererek tazminat talebinde bulunabilir.

Cinsel Birleşme Olmadan Aldatma Davası Açılabilir mi?

Cinsel ilişkinin olmaması durumunda zinaya dayalı boşanma davası açmak mümkün değildir. Ancak cinsel ilişki olmasa bile eşin güvensizliği bozan davranışı evliliğe zarar verebilir. Bu durumda cinsel ilişki olmadan boşanma davası açmak mümkün olabilir.

El Ele Tutuşmak Aldatma Sayılır mı?

El ele tutuşmak zina sayılmaz. Bununla birlikte, başka bir kişiyle el ele tutuşmak güvensizlik kırıcı bir davranış olarak kabul edilir. El ele tutuşma iddiası kanıtlanırsa boşanma davasının delilleri oluşacaktır.

Eski Sevgiliyle Konuşmak Zina Sayılır mı?

Bir eşin eski bir arkadaşıyla konuşması her zaman aldatmak anlamına gelmez. Zina olup olmadığını anlamak için ne kadar konuşulduğunu, ne sıklıkta konuşulduğunu ve ne konuşulduğunu bilmek gerekir. Eğer eş sürekli olarak eski sevgilisiyle konuşuyorsa, duygusal bir bağ kurmak için yeterli yakınlık varsa, eşin davranışı güvensizlik kırıcı eylemlerde gerçekleşir. Bu nedenle diğer eş boşanma talebinde bulunabilir.

Çiçek Göndermek Aldatma Sayılır mı?

Çiçek göndermek aldatmanın kanıtı olabilir. Burada çiçeğin neden ve kime gönderildiğini incelemek gerekiyor. Ek olarak, çiçek notunda yazılanlar ve çiçeklerin ne sıklıkta gönderildiği de önemlidir. Bu noktalar incelenirse, Aldatma kanıtı olabilir, ancak bazı durumlarda çiçek göndermek Aldatma kanıtı değildir. Tek bir çiçek göndermek bir aldatma eylemi oluşturmaz.

Gece Geç Saatte Mesaj Atmak Suç mu?

Gecenin bir yarısı üçüncü şahıslara gönderilen mesajlar Aldatma kanıtı olabilir. Mesajın içeriği ve daha önce herhangi bir yazışmanın olup olmadığı gibi konular araştırılmalıdır. Gecenin bir yarısı gönderilen her mesaj Aldatma değildir. Gerekli incelemeler yapıldıktan sonra karar verilmelidir. Eşin gecenin ortasında diğer insanlarla sürekli yazışması güvensizliği bozan bir davranış olarak düşünülebilir. Eş ancak bu nedenle boşanma davası açmak isteyebilir. 

İş Seyahatinde Aldatmak Mümkün mü?

Boşanmak isteyen tarafın mahkemede delil sunması önemlidir. Bir kişi bir iş gezisine çıkma bahanesiyle üçüncü bir tarafla tatile giderse, seyahat bilgileriyle ilgili fotoğraf ve belgeler kanıt olarak kullanılabilir.

Zina / Aldatma Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Zina Nasıl Kanıtlanır?

Mahkemede aldatmayı yasal kanıtlarla kanıtlamak mümkündür. Mesajlar, sosyal medya mesajları, otel kayıtları, banka kayıtları, tanıklar, fotoğraflar vb. tüm belgeler aldatma kanıtı anlamına gelebilir.

Casus yazılım Zina kanıtlamak için Kullanılabilir mi?

Eş, diğer eşin kendisini aldattığını öğrenmek için çeşitli casus yazılımlar kullanmaya çalışırsa, bu davada elde edilen veriler yasadışı olarak elde edileceğinden, kanıt karar için bir temel olarak alınmayacaktır.

Gizli Kamerada Çekilen Aldatma Görüntüleri Kanıt Olabilir mi?

Kamera görüntüleri kişinin bilgisi olmadan çekildiyse ve kamuya açık olmayan bir yerde yasadışı olarak elde edildiyse, kişi tarafından mahkemeye sunulan görüntüler kanıt olmayacaktır. Videoyu çeken eş, videoyu çeken eş tarafından savcılığa suç duyurusunda da bulunabilir.

Tinder ve Benzeri Uygulamaları Kullanmak Aldatma Kanıtı olabilir mi?

Tinder ve benzeri uygulamaların aktif kullanımı Aldatma kanıtı olarak kullanılabilir. Bu uygulamaları kullanarak toplantı yapan kişiler bir aldatma eylemi gerçekleştirmiş olacaklardır. Bu nedenle, mahkemeye delil olarak sunulabilirler.

Başka Bir Kadının Fotoğrafını Beğenmek Aldatmayı Sayılır mı?

Başka bir kadının fotoğrafını beğenmek aldatma anlamına gelebilir veya olmayabilir. Dosyada aldatma kanıtı sunulurken delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekecektir. Fotoğraftaki biriyle aynı karede olmak aldatma anlamına gelmeyebilir. Ancak fotoğraftaki kişiyle sürekli birlikte mesajlaşmak ve samimiyet güvensizliği bozan davranışlar arasında yer alıyor.

Facebook, İnstagram, Whatsapp Konuşmaları Zina Sayılır mı?

Eşin sosyal medyada herhangi bir 3. kişiyle yazışması duygusal bağa zarar verebilir. Güvensiz davranış sınıfında olduğu için bu nedenle boşanma davası açılabilir.

Ses Kaydı Aldatma için Kanıt mı?

Ses kaydı Aldatma için kanıt olabilir, ancak buradaki önemli nokta ses kaydının nasıl elde edildiğidir. Ses kaydının aldatmaya delil olabilmesi için bu kayıtların hukuka uygun olarak alınması gerekmektedir. Ses kayıtları kişinin bilgisi dışında yasa dışı olarak elde edilirse, ses kaydını mahkemeye delil olarak sunmak mümkün değildir.

Eşini Aldatan bir Kadının Nafaka Alması Mümkün müdür?

Aldatan eşin daha az hatalı olması ve diğer şartların yerine getirilmesi durumunda nafaka almak mümkün olabilir. Yoksulluk nafakası, evlilik birliğinde daha az hatalı olan ve refahı azalacak kişilere ödenen paradır.

Zina Boşanma Davası Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Zina boşanma davası dilekçesi için örnek bulunması istense de her evlilik ve boşanmanın birbirinden çok farklı olduğunu unutmamak gerekir. Dava dilekçesi örneği esas alınarak başvuru yapılması bazı hukuki kayıplara neden olabilir. Her zaman iyi bir boşanma avukatı nazarında hizmet almak zarar riskini en aza indirir.

Zina Durumunda Otel Kayıtları Nasıl İstenir?

Otel kayıtları mahkemeden talep edilebilir. Mahkeme, otel kayıtlarının talebinin uygun olduğunu tespit ederse, ilgili emniyet müdürlüğüne bir emir yazarak otel kayıtlarını dosyalamak mümkün olacaktır. Bunlar mahkemede delil olarak kullanılabilir.

Aldatan Eşin Telefon Kayıtları Nasıl Alınır?

Aldatıldığını düşünen eş, güvensizlik kırıcı davranışlar olduğunu düşünürse, eş mahkeme aracılığıyla GSM operatöründen telefon kaydı talep edebilir. Telefon kayıtları ancak mahkemenin talebi üzerine alınabilir.

Zina Davası Üçüncü Bir Şahsa Açılabilir mi?

Eşin eşine, yani eşin sevgilisine karşı dava açmak mümkün değildir. Manevi tazminat davalarındaki nihai karara göre üçüncü şahıstan herhangi bir talepte bulunmak söz konusu değildir. Karara göre sadakat yükümlülüğü sadece eşlerin birbirlerine karşı sorumluluğudur.

Zina için Tazminat Almak Mümkün mü?

Aldatılan eş, sadakat yükümlülüklerini ihlal eden eşten tazminat talep edebilir. Bu tazminat hem maddi hem de maddi olmayan olabilir. Aldatılma sonucu kişi travma geçirirse, yaşam sevincinin azalması adına tazminat talep etmek mümkündür.

Aldatan Bir Eş Çocuğun Velayetini alabilir mi?

Mahkeme, çocuğun velayetinin kime verileceğine karar verir. Bu kararı verirken, mahkeme çocuğun çıkarlarını en iyi şekilde değerlendirir. Mahkeme, babanın çocuğa bakacağını ve onun denetimine engel olmayacağını ve sorumluluk alabileceğini düşünürse velayet hakkını babaya verebilir.

Aldatan Bir Anne Çocuğun Velayetini alabilir mi?

Eğer çocuk anne bakımına muhtaç bir yaşta ise ve anne çocuğa bakabiliyorsa velayet anneye verilebilir. Burada mahkeme, çocuğun çıkarlarına göre karar verecektir.

Zinaya Bağlı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Süreci etkileyen birçok faktör vardır. Delil toplama süreci, adli tatil süreci, iş yükü vb. dava sürecinin belirlenmesinde faktörler etkilidir. Tüm bu faktörler dikkate alındığında boşanma davasının ortalama 8 ay ile 1 yıl arasında sürdüğü söylenebilir.

Aldatan Eşin Boşanma Davasında Mal Paylaşımı Mümkün müdür?

Zina nedeniyle boşanma davası açıldığında zina fiilinin ispatlanması halinde mal bölünmesi durumu da etkilenecektir. Bu durumda mahkeme, zina eden eşin mülkiyet rejimindeki hakkının payını azaltmaya, hatta tamamen kaldırmaya karar verebilir.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Aldatma Davası Açılabilir mi?

Tartışmasız boşanma davasının sona ermesi halinde tüm konularda anlaşmaya varılır ve taraflar boşanır. Eşlerden biri nihai karardan sonra aldatıldığını öğrenirse, bir daha dava açamaz. Kararın kesinleşmeden önce öğrenilmesi halinde bu durumu mahkemeye taşıyabilir ve durumun getirdiği haklardan yararlanmaya başlayabilir.

Evlilik Sözleşmesine Zina Maddesi Dahil edilebilir mi?

Evlilik sözleşmesinde tarafların sadece hangi mal paylaşım rejimini tercih ettiklerini belirtmeleri mümkündür. Bu sözleşme, mal rejimi koşulunun gelecekteki muhtemel aldatma için geçerli değildir.

Hamileyken Aldatılan Bir Kadının Hakları Nelerdir?

Hamileyken aldatıldığını öğrenen bir kadın boşanma davası açabilir. Kocasının aldattığını iddia eden bir dava açan kadın yoksulluğa düşerse, bu durumda nafaka talep edebilir. Kadının şiddete maruz kalma riski varsa, eşi için uzaklaştırma talebi yapılabilir. Çocuğun doğumuyla birlikte kadın da nafaka talep edebilir.

Aldatan Adam Boşanma Davası açarsa Davayı Kazanır mı?

Mahkeme, hangi eşin evlilikte tamamen kusurlu veya ağır kusurlu olduğunu belirler. Bir eş diğer eşe göre daha ağır kusurlu ise, mahkeme boşanma talebini kabul etmez ve kişiye karşı karar verir. Kocanın aldatmaktan suçlu olması, davanın her zaman eşe karşı sonuçlanacağı anlamına da gelir. Bununla birlikte, yalnızca diğer eşin daha hatalı olması durumunda kişinin lehine karar vermek mümkün olabilir.

Boşandıktan Sonra Zina Davası Açılır Mı?

Hayır. Boşanma gerçekleşmemişse zina davası açılabilir. Taraflar boşandıktan sonra zina davası açmak mümkün değildir. Zina boşanma sebebidir ve bu nedenle boşanma davası açılır.

Zina Nedeniyle Boşanmada Yargıtay Kararı Önemli midir?

Boşanma davalarında Yargıtay tarafından verilen kararlar büyük önem taşımaktadır.

Başkasıyla birlikte bulunan otel kayıtları Yargıtay hukukunda zina eylemi olarak sayılır. Bu karar mahkeme kararları için emsal teşkil edecektir.

Aldatma Davası açmak için Boşanma Avukatı Gerekli mi?

Dava için mutlaka bir avukat gerekmez. Dava açmak için avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamakla birlikte, kişinin hukuki kayıplardan kaçınmak için avukatla birlikte çalışması faydalıdır. Hukuka uygun dilekçeler vererek mahkeme süresini düzgün tutabilmek için boşanma konusunda uzman boşanma avukatı görüşü almak kesinlikle gereklidir. Her işin bir uzmanı olduğunu ve uzmanın işi daha iyi yapacağını düşünmek gerekir.

Alanya-avukat

Aldatmaya Dayalı Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Yeni Deliller Sunmak Mümkün müdür?

Yeni kanıtlar elde edilirse, davanın her aşamasında kanıt sunmak mümkün değildir. Mahkeme, taraflara kanıt sunmaları için belirli bir süre verir. Bu sürenin ötesinde delil sunmak mümkün değildir. Çünkü bu zaman kesin bir zaman olarak belirlenmiştir. Ön inceleme duruşmasından itibaren 2 haftalık belirli bir süre içinde delil sunmak mümkündür.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Durumunda Ev Kime Verilir?

Evlendikten sonra, eşlerin evlilik birliği’nde edindikleri mülkün yarısına hak kazanacaklardır.

Telefon Aldatma Nedeniyle İncelenir mi?

Boşanma davaları çerçevesinde eşyalara el koyma kararı verilemez. Diğer eş, iddiasını kanıtlamak için telefonun veya bilgisayarın incelenmesini isteyebilir. Bu durumda, mahkeme, dava süresince tutmak için kaleme bir sunum yapabilir.

Banka Hesap Hareketleri İncelenebilir mi?

Taraflardan birinin talep etmesi halinde mahkeme, banka hesap hareketleri ve harcamalarına ilişkin belgeler için bankaya emir yazabilir. Bu şekilde elde edilen bilgiler delil olarak mahkemede kullanılabilir.

Aldatma Kanıtı Olmamasına Rağmen Eş Aldatmayı Kabul Ederse Ne Olur?

Boşanma davalarında eş itiraf ederse, yani olayları kabul ederse hakim bu itirafa bağlanmayacaktır. Hakim, söz konusu ifadelere bağlı değildir. Ancak, delil yokluğunda mahkeme bunu reddetmeye karar verebilir.

Çocuğun Anneye hangi Yaşa Kadar Verilir?

Velayet konusunda mahkeme her zaman çocuğun yararına görmektedir. Yargıtay’ın emsal kararlarında çocuğun anne bakımına muhtaç olduğu yaş bebeklikten 6 yaşına kadar belirlenmiştir. Çocuğun en iyi bakımı ve velayeti hangi ebeveyne aitse mahkeme o ebeveyne velayet hakkı verecektir.

Boşanma Davası Askıya Alınır mı?

Askıya alma kararı, ancak kadının şiddete maruz kalması veya şiddete maruz kalma riski altında olması durumunda mahkeme tarafından verilir. Eş için ancak aldatma durumunda uzaklaştırma kararı vermek mümkün değildir.

Boşanma Kararı Verirken Neler Önemlidir?

Boşanma kararının nasıl verileceği sorusunun cevabı boşanma davasının türüne ve kişinin gelecekten beklentilerine göre değişmektedir. Boşanmaya karar vermeden önce, bu kararın gerçekten sizin kararınız olup olmadığını veya birisinin etkisi altında olduğunuz için bu şekilde düşünüp düşünmediğinizi iyi analiz edin. Daha sonra pişman olacağın bir karar vermediğine emin olun.

Boşanmam gerekip gerekmediğini kendinize sorduğunuzda, cevabı iyi analiz edebilmeniz için yazın. Kendine sorular sor. Boşanma davasının sonuçlarını kaldırabilir miyim? Boşandıktan sonra maddi ve manevi durumum nasıl olacak? Eğer evet ise boşanmadan çocuğun veya çocukların durumu nasıl etkilenecek? Bu soruları yanıtlarken kendinize karşı dürüst olduğunuzdan emin olun. İşi kendi başınıza halledemeyeceğinizi düşünüyorsanız, boşanma avukatı tutmak isteyebilirsiniz. Bir psikologla konuşmak ve konuyla ilgili avukat web sitelerinde makaleler okumak yararlı olabilir.

Aldatılan Kadın Neden Kabulleniyor?

Aldatıldığını anlayan kadınlar boşanmayı tercih ederken, bazı kadınlar boşanmak yerine bu durumu kabul edip evliliklerine devam edebiliyor.

Psikologlar, aldatılan kadının evliliğini bitirmek istememesinin en önemli nedeninin, çocuğu varsa çocuğun psikolojisinin bozulmasını istememesi olduğu görülür.

Her şeye rağmen, bu tip insanlar sıradan durumu kabul ederler ve sadece aralarında çocukları olduğu için boşanmazlar. Diğer bir neden ise kadınların ikinci kadın olduğunu kabullenememeleri ve diğer insanların mutlu olmalarını sağlamak için bu evliliğe devam etmeleridir.

Aldatılmış bir kadının duyguları incelendiğinde, bu kişilerde güven sorununun gözlendiği görülür. Aldatılmış bir kadın, erkeğe tekrar güvenmekte zorlanır. Artık her şey hakkında daha temkinli ve sürekli şüphe içinde yaşıyorlar. 

YARGI Dizisi

Kanal D, pazar gecesi izleyici ile buluşan Ay Yapım’ın yeni dizisi “Yargı” oyuncuları Alanya izleyicisinden tam not aldı. Dizi, izleyicilere aile değerlerini ve adalet kavramını farklı bir bakış açısıyla anlatacak.

Avukatların rekabetini konu alan YARGI Dizisi, Pazar akşamları KanalD’de yayınlanıyor. Yönetmen Ali Bilgin Pınar, Başrol oyuncuları Pınar Deniz, Kaan Urgancıoğlu ve Hüseyin Avni Danyal.

kanald/yargi

Senarist Sema Ergenekon uzun süredir ilk ismi “Rekabet” olan “Yargı Dizisi” üzerinde çalışıyor. Ergenekon’un günlerce adliyelerde gözlem yaparak kaleme aldığı dizi özgün yazımıyla dikkat çekti.

Sürükleyici konusu ile sezona başarılı bir başlangıç yapan YARGI dizisinin oyuncuları ve canlandırdıkları karakterler izleyiciler tarafından çok beğenildi.

Yargı Dizi; Bir cinayetin Cumhuriyet Savcısı ve avukatın yollarını kesiştirmesiyle birlikte yaşanan olayları konu alıyor.

Yargı KarakterleriYargı Dizisi Karakterleri
YARGI Dizisi Oyuncu Kadrosu
YARGI Dizisi Avukat Ceylin

Ceylin, hukuk okurken uğradığı adaletsizlik sonucu babasının hapsedilmesine isyan etti. Herhangi bir kural tanımayan, inandığı değerler ve gerçekler için sınırları zorlayan ve “ipten adam alan” olarak adlandırılan hevesli bir avukattır. Onun için gerçek adalete ulaşmanın her yolu caizdir. Bu konuda yapamayacağı hiçbir şey yok. Babasının yokluğunda, bütün ailesini ayakta tutmaya çalıştı, bir şekilde hala ailenin direği. Babası Zafer’e çok düşkündür. Kız kardeşi İnci ise onun en kıymetlisi, neredeyse gözünün nuru.

Savcı Ilgaz Kaya (Kaan Urgancıoğlu)

Ilgaz, dürüstlüğü ile ünlü, kurallara sonuna kadar bağlı, mesleğinin en iyilerinden biri olan başarılı bir savcıdır. Babası Metin’in kendisine öğrettiği değerleri bütün varlığıyla özümseyerek, doğrudan sarsılmaz bir yapıya sahiptir. Çalışmalarında soğukkanlı, mesafeli ve ilkelidir, ancak ailesine karşı tutumu sevgi dolu ve koruyucudur. Tüm çabalarına rağmen kuramadığı Çınar’la, kız kardeşi Defne’yle kardeşlik bağını en saf ve duygusal haliyle yaşıyor. Kendi kuralının aksine, doğanın kuralsızlığına hayrandır ve gerçek bir doğa aşığıdır.

Devamını oku

Boşanmaya karar vermek

Boşanma davası, hayatını geri almak demektir! Başkalarının ne düşündüğü kimin umurunda! Kendi evlerinde olup bitenler konusunda asla dürüst olmayan, güçleri veya yetenekleri zayıf insanlar sizin başarma cesaretinizi gizlice kıskanıyor olabilirler. 

Boşanmak için doğru zaman mı? Boşanmaya karar vermeden önce kendinize sormanız gereken sorular nelerdir?

Boşanmayı mı düşünüyorsun? Sakin ol, derin bir nefes al; kalp kırıldığında aklımızı kullanalım.

Boşanmayı düşünmek: 

Her Evlilik inanılmaz derecede karmaşıktır, bu yüzden “boşanma zamanı geldi mi?” o kadar kolay değil. Kararınızı yönetecek bir dizi kural yoktur. Yapabileceğiniz tek şey kararınızı tam olarak değerlendirmek ve en rahat hissettiğiniz kararla devam etmektir.

En iyi çabalarınıza rağmen, büyük olasılıkla hala güçlü iç çatışma dönemleri yaşayacaksınız.

Boşanma konusunu ilk kez dile getiren sizseniz, bu konuda ‘haklı’ olduğunuzdan emin olmak için baskı hissedebilirsiniz. Sonuçta, karar çocuklarınızı, yaşam tarzınızı, ekonominizi, duygusal benliğinizi vb. etkiler.

Devamını oku

Türkiye’de Ev Satın Alan Yabancıların Vatandaşlık Şartları

Türk vatandaşlığı için konut satın alma programına göre, yabancı uyruklular askeri bölgeler dışında Türkiye’nin herhangi bir yerinde mülk satın almakta serbesttirler. Eylül 2018 den beri Türkiye’de 250 bin dolara gayrimenkul alan yabancılar ve aileleri Türk vatandaşı olabiliyor. Gayrimenkul ve inşaat sektörünün oldukça canlı olduğu bir ülke olan Türkiye’de gayrimenkul sahibi olmak çok iyi bir yatırım yöntemidir.

Türkiye’de ev sahibi olmanın avantajları

Türkiye’de ev satın alan yabancılara Türk vatandaşlığı veriliyor.

Bir ev satın almak için vatandaşlık, Türkiye’de en az 250 bin dolara gayrimenkul satın alan yabancılar içindir. Yabancının kendisi ve ailesi altı ay içinde Türk vatandaşlığı hakkına sahip olacaktır. Yani Türkiye’de gayrimenkul satın alarak hem karlı bir yatırım yapabilir hem de Türk vatandaşı olabilirsiniz. Hizmetlerimize bakınız; Türk vatandaşlığı danışmanlığı.

Ayrıca 250 bin $ ve üzeri mülk satın alarak kendiniz ve aileniz için 3 yıl oturma izni alabilir ve Satın aldığınız mülkte 5 yıl kesintisiz olarak Türkiye’de yaşıyorsanız Türk vatandaşlığına başvurma hakkınız olacaktır. Not: 5 yıl içinde Türkiye dışında sadece 1 yıl kalabilirsiniz, buradaki amaç yabancının Türkiye’de yaşamasıdır.

TÜRKİYE’DE gayrimenkul SATIN alan YABANCILAR İÇİN OTURMA İZNİ ALMAK KOLAYDIR.

Türkiye’de mülk satın alan yabancılar, belirli sürelerde uzatılmak kaydıyla oturma izni alabilir, aileleri için de oturma izni alma hakkına sahiptir. Bu oturma izni ile yabancıların çocukları Türkiye’de eğitim alabilirler. Oturma izni olan yabancıların iş bulması daha kolaydır ve şirketlerin çalışma izni alması daha kolaydır.

Türkiye’de mülk satın almak için ne yapmalı?

Yabancı uyruklular Konut, ofis, arsa, tarla vb. gayrimenkulleri satın alabilirler. Türkiye’de Kanunda belirtilen kısıtlamalara riayet etmeleri şartıyla. Yabancı uyruklu kişi arsa veya tarla satın alacaksa, o arsa veya tarla üzerine yapılacak binanın türü hakkında 2 yıl içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bilgi vermekle yükümlüdür.

Yabancılar için mülk satın almadaki kısıtlamalar nelerdir?

İlgili Kanun uyarınca, yabancılar tarafından mülk satın almak için aşağıdaki kısıtlamalar uygulanır:

Yabancı uyruklu bir kişi Türkiye’de toplam 30 hektardan fazla gayrimenkul satın alabilir.
Yabancı bir ülke Askeri Yasak Bölgeler ve güvenlik bölgelerinde mülk satın alamaz. Bu bölgelerde mülk kiralamak ancak özel izinle mümkündür.
Yabancı gerçek kişiler, özel mülkiyetin bulunduğu ilçenin toplam alanının %10’una kadar mülk satın alabilirler.
Yasal mercilerce satın alma amacına uygun olarak kullanılmayacakları belirlenen gayrimenkuller ile inşaat yapılması için satın alınmış olmalarına rağmen 2 yıl içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilmeyen gayrimenkuller resmi mercilerce sarılmaya tabi tutulabilir.
Kendi ülkelerinde yasalara uygun olarak kurulmuş tüzel kişiliğe sahip şirketler için yukarıda belirtilen kısıtlamalar geçerli olmayacaktır.

Türkiye’de Mülk satın almak için izlenecek prosedür nedir?

Tapu Müdürlüğüne ön başvuru yapılmalıdır. Ön başvuru için bir sıra numarası alınması gerekmektedir. Bunun için 181’i arayabilir veya şu adresten başvuru yapabilirsiniz randevu.tkgm

Ön başvurunun ardından, satıcı ile alıcı arasındaki transfer işlemleri için bir tarih belirlenir.

Belirlenen gün içinde hazırlanacak aşağıdaki belgeler:

  • Mülkün tapusu
  • Mülkü satın alacak yabancının pasaportu ve pasaport fotokopisi (pasaportun Türkçe tercümesi gerekebilir)
  • İlgili belediyeden temin edilecek “Gayrimenkul değer beyan belgesi”
  • Ev, ofis vb. binalar için zorunlu deprem sigortası poliçesi.
  • Satıcının 1 fotoğrafı, alıcının 2 fotoğrafı
  • Satın alan yabancı Türkçe konuşamıyorsa yeminli tercüman
  • Devir işlemi yurtdışında hazırlanmış bir vekaletname ile gerçekleştirilirse, vekaletnamenin aslı veya onaylı sureti (vekaletnamenin Türkçe tercümesi gereklidir).

Mülk üzerinde ipotek, haciz vb.gibi herhangi bir kısıtlama olup olmadığını öğrenin!

Tapu Müdürlüğünden gerekli bilgileri alabilirsiniz.

Türkiye’de mülk satın almak için oturma izni gerekli değildir.

Gayrimenkul satın alma konusunda uzmanlaşmış profesyonel danışmanlık şirketleri ile çalışmak her zaman alıcı lehine olacaktır. Bu nedenle gayrimenkul satın alma konusunda uzmanlaşmış danışmanlık şirketlerinden yardım almanızı öneririz. Bu konuda özel Danışmanlık hizmeti sunmaktayız, bizi arayın.