noterden avukat vekalet

Noterden Avukata Vekalet Vermek

Avukata Vekalet Nasıl Verilir?

Kendiniz adına veya vasisi olduğunuz kişiler adına istediğiniz herhangi bir avukata yasal olarak vekaletname verebilirsiniz. Bir avukatın sizi temsil etmesi için Noterden Avukata vekaletname verebilirsiniz.

Şirketin avukata vekalet vermesi için, tüzel kişilik adına hareket etme yetkisine sahip şirket çalışanı olması gerekir. Bir avukata vekaletname vermek için en az 18 yaşında olmak yeterlidir. Noter tarafından verilen vekaletname onayı tamamlandıktan sonra, avukat belirlediğiniz konuda sizi temsil etmeye yetkili olacaktır.

Uzaktan Vekalet Verme

Başka bir ilden Avukata vekaletname vermek;
Vekaletname vereceğiniz kişi ile farklı yerlerdeyseniz, vekaletname vereceğiniz kişi gerekli bilgileri size whatsapp/ e-posta ile gönderir. Bu bilgilerin fotokopisini bilgisayardan yazdırabilirsiniz. Sahip olduğunuz belge ve kimlik kartınızın fotokopisi ile notere giderseniz, vekaletname vereceğiniz kişi olmadan vekaletname verebilirsiniz. Daha sonra vekaletname verdiğiniz kişiye posta/ kargo yoluyla vekaletnameyi göndereceksiniz.

Hangi Durumlarda Vekaletname Verilir?

Boşanma, icra, mal paylaşımı, alım-satım yetkisi, ceza, tespit gibi tarafı olduğunuz bir dava için avukata vekaletname verebilirsiniz. İstediğiniz herhangi bir konuda bir avukata vekaletname verebilir ve yetkilerini belirleyeceksiniz. Vekaletname verilen avukat sizin adınıza her türlü bilgi ve belgeyi toplamak ve sizi en iyi şekilde savunmak zorundadır.

Avukat, Sizin ilk defa Başınıza Gelen Şeylerin Yüzlerce Çeşidine hakimdir.
Avukata genel vekaletname vermenin sakıncaları

Bir avukata vekaletname verirken; vekaletname ücreti, konusu, süresi, yetkisi ve kapsamı dikkatle seçilmelidir. Bir avukata sınırsız yetki vermek ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen hususların avukata verilen vekaletnamede noter huzurunda imzalanmasında fayda vardır.

Bir avukat genel bir vekaletname ile ne yapabilir?
Ne vekaletname verirken dikkat edilmesi gerekir?

Türkiye’ye Avukat Tutmak için ihtiyacınız olan bazı işler var, ancak pahalı biletler için para veremiyor musunuz, yoksa zaman ayırmıyor musunuz?

Aklınıza gelen ilk çözüm, avukata vekaletname vermek olabilir. Böylece, vekaletname verdiğiniz kişi işlemlerinizi sizin adınıza yürütürken hem zamandan hem de paradan tasarruf edersiniz.

Peki, bir vekaletname verirken dikkatli olmanız gereken bazı konular olduğunu biliyor muydunuz, yoksa istenmeyen sonuçlar doğurabilir misiniz?

“Avukatlar genel vekaletname ile kişinin varlıklarını satmak ve bankalardan paralarını çekme yetkisini olduğunu düşünmek yanlıştır.” Avukat, müvekkilinin mallarını satamaz veya bankadan parasını vekaletnameye özellikle bu yönde bir hüküm konmadıkça çekemez. ‘

Vekaletname Süresi

Avukatınızla bir vekalet ilişkisi kurduysanız, bu genellikle belirsiz bir ilişkidir. Yani, proxy ilişkisini sona erdirene kadar devam eder.

Ancak bu mutlak kural değildir. Tabii ki, istediğiniz sadece bir veya daha fazla iş için vekil olarak bir avukat atayabilirsiniz.

Vekalet ilişkisinin süresi dolmuşsa ve atadığınız kişi buna rağmen sizin adınıza bazı işlemler yaptıysa, vekaletname olmadan iş yapma hükümleri tarafından uğradığı Zararı veya duruma göre yapılan işlem nedeniyle uğradığınız zararı size ödemekle yükümlü olabilir.

İkinci bir avukata vekalet verilmesi

Bir davayı takip etmek için birden fazla avukata atanabilir. Müvekkil, davanın başında birden fazla avukata vekaletname vermişse, sorun yoktur; bu avukatların her biri, kendilerine verilen yetki dahilinde bağımsız olarak hareket edebilir.

Avukat işlemlerine itiraz
Atadığınız avukat, kendisine verdiğiniz yetkilerin dışında bir işlem yaptıysa, tam cezai ve yasal sorumluluğu vardır.

Bu durumda, avukata karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Öte yandan, avukat, kendisine verdiğiniz yetkiler dahilinde olmasına rağmen size zarar verecek eylemler yaptıysa, işlemin sizin için bağlayıcı bir sonucu olacaktır.

Bu nedenle, bir vekalet ilişkisi kurarken, verdiğiniz yetkilere ve o kişiye olan güveninize dikkat etmelisiniz.

Avukatlık Hakkının Kötüye Kullanılmasının Önlenmesi

Her şeyden önce, vekilinize verdiğiniz yetkilere çok dikkat etmelisiniz. Bu kişiye verdiğiniz yetkiler yalnızca gerçekleştirmesini istediğiniz işlemlerle sınırlı olmalıdır.

Başka bir önlem, bir vekil tayin ettiğiniz kişi ile yapılan sözleşme içeriği için ona ücret maddeleri eklemektir.

Böylece, karşılıklı bir ilişki içinde sizi bilgilendirmek zorunda olması gibi yükümlülükler sayesinde, adım adım yapılan işlemleri izleme fırsatına da sahip olabilirsiniz.

Verilen Vekaletnamenin Geri Çekilmesi

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, vekaletname anlaşmasının nasıl yapıldığıdır.

Sözleşme noter aracılığıyla yazılı olarak yapılırsa ve avukata bir belge verilirse, avukatlık ilişkisinin sona ermesi de noter aracılığıyla yapılmalıdır.

Eğer vekalet ilişkisi sözlü olarak kurulursa ve vekalet ilişki kurabileceği kişilere bildirilirse, vekalet ilişkisinin sona ermesi de vekalet ilişkisinin sona ermesinin ilişkinin olduğu kişilere duyurulması şeklindedir.

Bir azilname yapmak için istenmeyen eylemlerin önüne geçer.

Ne Zaman Avukat Tutmak Gerekir? (Power of Attorney)

Vekaletname, tüm yasal belgelerin en önemlisidir. Bu yasal belge, başka bir kişiye, başkası adına belirli şeyler yapma hakkı verir. Bu şeylerin ne olduğu, kalıcı Vekaletnamenin içeriğine bağlıdır.

Vekaletname, bir avukata bir başkası adına harekete geçme yetkisi veren yasal bir belgedir.

Vekaletnamenin şartlarına göre, varlık mülkiyeti, finansman veya sağlık hizmetleri hakkında yasal kararlar almak için kapsamlı veya sınırlı yetkiye sahip olabilir.

Vekaletname türleri, sınırlı bir vekaletname olarak da bilinen geleneksel, iptal etmediğiniz sürece bir geçerli, sadece belirli olaylar için devreye giren esnek veya sağlık için kalıcı bir vekaletname (vasi) olarak da bilinen tıbbi durumları da içerir.

Zihinsel veya fiziksel iş göremezlik nedeniyle kendi adınıza hareket edemiyorsanız, temsilciniz veya avukatınız refahınızı ve bakımınızı sağlamak için finansal kararlar almaya çağrılabilir. Vekaletname, imzalandıktan hemen sonra yürürlüğe girer.

 Aynı anda iki veya daha fazla kişiye vekaletname verebilir.

Avukatın gerçekleştirmesine izin verilen diğer önemli görevler bankacılık işlemleri, gayrimenkul kararları, maaş veya emeklilik ile ilgili veya sağlık faturalandırmasıdır.

Temsilciniz olarak seçtiğiniz kişi, tereddüt etmeden güvendiğiniz biri olmalıdır. Ancak, güvendiğimiz insanlarla bile, bazı kontrolleri ve dengeleri korumak genellikle akıllıca olacaktır. Aslında avukatlar görevlerini yerine getirirken belirli bir bakım standartlara sadık kalır. Karşılıklı güvene dayalı bir ilişki kurulur.

Bir Avukata Vekalet Vermek (Avukat Tutmak), sizi kişisel işlerinizi kontrol etmekten mahrum bırakmaz. Bu, yalnızca gerektiğinde güçlü bir araç haline gelen bir acil durum belgesidir. Vasi kararları hariç; Vekaletname iradenizin önüne hiçbir zaman geçemez.

Avukat Sibel DEMiRAL | Alanya – TURKEY

Avukata Vekalet Vermek

AVUKATA VEKALET VERMEK

Avukata Vekalet Vermek için Gerekli Belgeler:
Avukata vekaletname verme için nüfus cüzdanı ile notere gidiniz.

Boşanma Davası Avukat Vekaletname vermek için ayrıca iki fotoğraf lazım. “BOŞANMA DAVASI” ibaresi ve “eşin ismi” açıkça belirtilmesi zorunludur.

Şirket için Avukata vekaletname verilecekse imza sirküleri ve yetki belgesi gerekir. Şirket yetkilisi hem şirketi adına hem de kendisi için tek bir vekaletname çıkarmak isterse “şirket adına vekaleten şahsı adına asaleten ibaresi” yazdırmalıdır.

Vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin vergi numaralarını bildirmeleri zorunludur.

Türkiye’de Avukata Vekalet Vermek (Power of Attorney in TURKEY):

Yurt dışında yaşayan herkes o ülkenin yetkili makamı tarafından doğrudan düzenlenen vekaletname belgesi Türkiye’deki Avukata Vekalet Vermek şartı “Apostille Convention” ifadesidir.

Avukata Vekaletname Verme Noter Ücreti 2021 Yılı için 100 – 250 TL

Avukata vekalet verirken nelere dikkat edilmeli?

Vekaletin süresi aksini istemedikçe sona ermez.

Avukat vekaleti nasıl geri alınır?

Basitçe Avukat – Müvekkil arasında karşılıklı imzalı vekillik sıfatının sona erdiği imzalı sözleşme yeterlidir, o tarihten sonra aykırı davranan taraf sorumlu tutulabilir. Banka ve tapu işleri için Noter azilnamesi alıp ilgili işyerine bir nüshasının verilmesi daha garantili tercih olacaktır. Devamını oku

noterden avukat vekalet

Türkiye’de Avukata Vekalet Vermek (2021)

Vekâletname

Tanım: Resmi koşullara tabi, karşılıklı güvene dayalı, yapılacak işlemin niteliğini ve içeriğini açıkça tanımlayan, herhangi bir tereddüt ve şüphe duymadan yasal eylemleri yerine getirme gücünü içeren bir sözleşmedir.
Başka bir deyişle, vekaletname, bir kişinin vekil olmasını sağlayan noter tasdikli bir belgedir. Vekaletname vermeye yetkili kurum  noterler ve yurtdışındaki Türk Büyükelçilikleri ve Türk Konsolosluklarıdır. Buna ek olarak, yabancı devletler yetkili makamları tarafından kendi yasalarına göre vekaletname verebilirler.
Ayrıca, 1111 Sayılı Kanunun 61.maddesinde belirtilen makamlar tarafından verilen belgeler, 2 ay ile sınırlı olarak vekaletname olarak kabul edilir.

Türkiyede avukat görevlendirmek isteyen vatandaşlarımız, bunu ancak noterden tasdikli bir vekaletname ile yapabilirler.
Sadece yazılı şekilde verilen vekaletnameler, noter tasdiki yoksa yeterli görülmemektedir.
Türk vatandaşları için Türkiye’de noterler ve yurtdışında konsoloslukların noterlik daireleri örnek tip vekaletnameleri hazır bulundururlar. İlgili kişiye uyan vekalet tespit edildikten sonra müvekkil ve avukatın bilgileri yazılır. Vekalet veren kişi noterde vekaletnameyi imzalar. Ardından noter tarafından her vekaletnamenin kendi özelliğine göre vekaletname ücreti hesaplanır. Kısa ve basit vekaletnamelerde ücret düşük, uzun ve detaylı vekaletnamelerde ücret yüksektir. Avukat vekaleti ücreti 2021 yılı için 100 – 250 TL.

avukata vekalet vermek
avukata vekalet vermek

Boşanma davası, yurtdışından alınmış boşanma kararının Türkiye’de tanıma tenfizi ve gayrimenkule dair vekaletnamelerde vekalet verenin fotoğrafı da yapıştırılıp onaylanmak zorundadır.
Yabancılar da Türkiye’de avukat görevlendirmek istediğinde Türk vatandaşları için aranan şartları aynen yerine getirmek zorundadırlar. Yani yabancılar kendi ülkelerindeki bir noter huzurunda Türkiye’deki avukata vekalet verebilecektir. Yabancılar için ek bir şart daha vardır. Yabancı müvekkil, yabancı noterden aldığı vekaletnameyi o noterin bölgesindeki yetkili makam tarafından “Apostille” şerhi yazdırmak zorundadır. Bunun nedeni, yabancı resmi makamlardan alınan belgelerin ancak Apostille alınması şartıyla Türkiye’de geçerli sayılmasıdır.
Türkiye’de veya yurtdışında Türk noterinde vekaletname çıkarmak isteyen yabancılara bu imkan da sağlanmıştır. Ancak ilgili kişinin Türkiye’deyse noterden yeminli bir tercüman ile yurtdışındaysa ilgili konsoloslukça tanınan bir tercümanla başvurması şarttır. Bu durumda tercüman, bir yandan vekalet verecek kişinin kimlik bilgilerini notere çevirir diğer yandan vekaletname içeriğindeki yetkilerin ne anlama geldiğini vekalet verecek kişiye anlatır. Vekaletnamede tercümanın kimlik bilgileri ve imzası da yer alır.
Power of Attorney in Alanya-TURKEY: Türkiye’de avukat görevlendirmede vekaletnameye noter tasdiki şartı uygulaması kanaatimizce artık eskimiştir ve tartışılmalıdır. Hızlanmış iş ve hukuk trafiğinde öncelikle tüketicilerin ama aynı zamanda avukatların da aleyhinedir. Tüketici açısından bu uygulama, noter harçları, yol masrafları ve zaman kaybı düşünüldüğünde her yıl yüz milyonlarca liraya mal olmaktadır. En önemlisi de hak aramayı zorlaştırmaktadır. Avukat açısından ise müvekkilin bir an önce işi başlatmasını zorlaştırmaktadır.
Türk vatandaşı olsun yabancı olsun Türkiye’de avukat görevlendirmek isteyen bir şahsın veya şirketin avukatça kendisine sunulan gerekli vekaletname metnini okuyup imzaladıktan sonra avukata vermesi yeterli sayılmalıdır. Avukat tarafından mahkemelerde ve diğer resmi dairelerde bu şekilde bir vekaletname ile yetki verilen konularda işlemler yapılabilmelidir.
Muhtemel suistimallere karşı, bu yola başvuran avukatlara ağır yaptırımlar uygulanarak bu muhtemel sakıncalar minimize edilebilir. Ek olarak dava acma, takip etme, mahkeme dışında iş takibi gibi klasik avukatlık faaliyetleri dışında kalan gayrimenkul devri vs. gibi bazı özel konularda vekaletin noterden çıkarma şartı aranmaya devam edilebilir.

POA in TURKEY
Power of Attorney in Alanya

Hukuk sistemi gelişmiş ve Türkiye de dahil pek çok ülkeye hukuk ihraç eden Almanya’da avukat görevlendirmek için kural olarak noter tasdiki gerekli değildir. Müvekkil tarafından imzalı yazılı vekaletname yeterli sayılmaktadır.

webhatti/avukata-nasil-vekalet-verilir?


Avukata vekalet nasıl verilir?
Noter veya Konsolos
-isim – İmza -Adres -Düzenleme yeri – Tarih ve günlük numarası yazılmalıdır.
Vekalet veren avukat ise kimlik kartına, avukatın kimlik belgesi ve adresi de dahil olmak üzere hazırlanmalıdır.

Kimlik tespiti için uygun ve vekalet verenin son durumunu gösteren bir fotoğrafı yapıştırılıp mühürlenmelidir.
Yapıştırılmadıkça sadece zımba ile ekli fotoğraflar kabul edilmez.
Tüzel kişileri temsil eden vekaletnameye bir fotoğraf eklemek zorunlu değildir.

Vekaletnamede düzeltme ve çıkıntı şeklinde yapılacak düzenlemeler, veren makam tarafından bir mühür ile onaylanmalı ve imzalanmalıdır.
vekaletin vekaleti verilirken, orjinal vekaletnamenin tüm sayfaları çoğaltılmalı ve daha sonra verilen vekaletnameye eklenmelidir.

Vekaletnamede kullanılan mühür, 1984 tarihli ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan mühür Yönetmeliği uyarınca düzenlenmeli, plastik damgalı vekaletname kabul edilmez.
Herhangi bir Tapu veya Kadastro Müdürlüğü tarafından kullanılan vekaletnamenin bir kopyası, ilgili Müdürlükçe tüm sayfaların sunulduğu ad, unvan, onay tarihi ve parsel sayfasını belirterek diğer müdürlükler tarafından kullanılabilir.

Türkiye’deki Avukata vekaletname vermek için gerekli evraklar:

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti noterlik büroları tarafından verilen vekaletname, K. K. T. C. yetkili makamlar tarafından onaylanan belgelerin Türk makamları tarafından yapılmış gibi ele alınacağı ikili bir sözleşme yapılmıştır. Bu nedenle, hiç bir tasdik ya da onay aranmaz. 
  • Lahey Sözleşmesi uyarınca, kendi ulusal mevzuatına uygun olarak hazırlanan vekaletname de Fransızca olarak <APOSTILLE> (Convention   De La Hae du Octobre 1961) ibaresiyle imzalanırsa bu vekaletname ve belgeler, o yerdeki Türk Konsolosluğunun onayı olmadan kabul edilir.
  • Lahey sözleşmesine tabi olmayan yabancı ülkelerin noterlerinin mevzuatına uygun olarak hazırlanan vekaletnamedeki noterin imzası, o yerdeki Türk konsolosluğu tarafından ayrıca onaylanır.

Nafaka Davalarında Son Durum

Kadınlarımıza yönelik saldırılar, çeşitlenerek ve şiddeti artarak devam ediyor. Son olarak, nafaka olarak bilinen yoksullukta nafakanın sınırlandırılması, bir sebepten dolayı gündemde kalıyor. Adalet Bakanlığı nafaka süresini 6 yıla sınırlayan bir teklifte bulundu. Bakanlığın önerisinde, alt sınır iki yıl olarak öngörülmüştür. Kadın Dayanışma Vakfı’nın” yoksulluk nafaka Araştırma Raporu”, 1994-2019 yılları arasında 11 ilde açılan 140 boşanma davası üzerinde hazırlanmıştır. Buna göre verilen nafakanın yüzde 66,4’ü 0-500 TL, yüzde 10’u 500-1000 TL, yüzde 2,1’i 1000-2000 TL ve yüzde 2,2’si 2000 TL’nin üzerinde. Ortalama nafakanın 370 TL olduğu görüldü.

Yoksulluk nafakası, avukatların yanı sıra, son zamanlarda ayrıldığı eşine 200-300 lira gibi komik miktarlarda tespit edilen nafaka ödemek istemeyen erkekler arasında tartışmalara neden oldu. 149 ülke arasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sıralamasında 130’uncu Türkiye’nin yoksulluk nafakası, yüksek refah düzeyli Avrupa ülkeleriyle ne ölçüde kıyaslanır? Eski eşlerine ömür boyu nafaka ödeyen erkek efsaneleri doğru mudur? Bu yapay “kurban babalar” kim?”

Yapılması uygun görülen bu düzenlemeyle asıl istenen kadınlarımıza ekonomik şiddet neticesinde kazanılmış haklarının elinden alınmasıdır.

Kadınların istihdama katılımının yüksek olduğu ülkelerdeki nafaka uygulamasını bize uyarlamak ne ölçüde adil?

Yoksulluk nafakası sadece kadın için değil, aynı zamanda koca için de bir haktır ve yoksulluk nafakasının pratikte kadınlar lehine yönetilmesinin nedeni, esas olarak evlilikteki kadınların boşanmanın bir sonucu olarak yoksullaşmasından ve toplumumuzdaki mevcut cinsiyet eşitsizliği nedeniyle yaşam mücadelesinde yalnız kalmasından kaynaklanmaktadır.

İmzaladığımız uluslararası sözleşmeler ve Anayasamızda belirtildiği gibi, toplumumuzda hâlâ dezavantajlı olan kadınlar lehine ayrımcı tutum adalet açısından bir zorunluluktur. Eğitim, iş ve gelir paylaşımında cinsiyet eşitliğine sahip olmayan, her konuda olduğu gibi eğitim ve çalışma hayatından giderek daha fazla ezilen kadınlar için boşanma gündeme geldiğinde “Başının çaresine bak!” söylemi ve buna hizmet edecek uygulamalar ne kadar adil? Erken yaşta evli olan kadınlar da eğitim hakkından mahrumdur. Boşanmadan sonra iş bulma olasılığının, eğitimi olmayan ve mesleki deneyimi olmayan bir kadın için sıfıra yakın olduğu neden dikkate alınmıyor?

Verilere 2017 yılında erkeklerin istihdam oranı yüzde 70 iken, kadınların istihdam oranı yüzde 30’dur. Bu oran Anadolu’da çok daha düşüktür. Aile içinde sözü olmayan, evlilikten önce veya sonra ve iş hayatında olmayan kadın kardeşlerimizi yeri “kocasının dizlerinin dibi”, görevi “en az üç çocuk” değil miydi? Yoksulluk nafakası süreli hale getirildiğinde kadınların yoksulluk oranı katlanarak artacaktır. Ayrıca çocuklu boşanmaların da yoksulluğu tetiklediği sosyolojik bir gerçektir. 

Kadınlar, mevcut mevzuatın çocuk sayısını artırma politikası ile güvencesiz ve yarı zamanlı işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Özellikle kentlerde çocuklu olmak ve çocuk sayısı iş bulmada en büyük engeldir.

Yoksulluk nafakasının zaman sınırı belirlenmesiyle, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan kadının mağdur olacağı ve kadının zor bir evliliğe ve şiddete maruz kaldığı bir erkeğe katlanmak zorunda kalacağı, sessiz kalacağı ve bu evliliğe devam edeceği bilinen bir gerçektir. Değişiklik tekliflerinde bile boşanma davasında Arabuluculuk tanıtılmaya çalışılmaktadır. 

TÜİK verileri göz önüne alındığında, avukata vekalet vermek için gerekli belgeler neticesinde; ülkemizde kadınların boşanmasının nedenlerinin aile içi şiddet, dayak, kötü muamele ve aldatma olduğu açıktır. Bu nedenle, böyle bir düzenleme sadece kadınları daha mağdur hale getirmeyi, kazanılmış haklarını görmezden gelmeyi ve kadınlara karşı ciddi bir ekonomik şiddeti hedeflemektedir.

Bir başka ilginç husus, bu kadar önemli bir konuyu veri olmadan tartışmak zorunda kalmamızdır. 

  • Kim kaç para ve kaç ay nafaka ödedi?
  • Bu davaların nedenleri ve kapsamı nelerdir?
  • Nafaka alan kadın çalışabilir mi?
  • Çocuğa bakmak için mi işten ayrılmış?
  • Çocuğa bakarken çalışma saatlerine ayak uydurabilecek mi?
  • Eşit iş için eşit ücret ne zaman olacak?
  • Ücretsiz kreşler var mı? Eğer varsa, ihtiyacı ne ölçüde karşılıyor?

Birçok soru cevap beklerken; konuyla ilgili akredite bir çalışma varmış gibi tek tük örneklerle Kanununda Değişiklik Yapılması yönünde otorite baskısı hissediliyor.

Bir dernek mensubu tarafından yöneltilen “Boşanmış karıma oturduğu yerden süresiz nafaka ödüyorum” ifadesi bariz yalandır.

Mevcut yasada nafaka süresi kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının aksine belirsiz değildir. 

Medeni Kanunun 175/1. Maddesine göre yoksulluk nafakası; “Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, diğer taraftan hatasının daha ağır olmaması koşuluyla, geçim kaynağı için diğer tarafın mali gücü ile orantılı olarak süresiz nafaka isteyebilir” hükmüyle; ciddi hatası olan eşin yoksulluk nafakası alamayacağını ve yoksulluk nafakasının, nafaka ödeyecek kişinin mali gücüne göre belirleneceğini emreder.

Medeni Kanununun 176. maddesinde belirtildiği gibi, nafaka alacaklısı evlendiğinde veya biriyle evliymiş gibi yaşadığında, yoksulluk durumu ortadan kalktığında (miras, kadın kayıtlı veya kayıtsız çalışmaya başladığında, herhangi bir gelir kadına bağlandığında), onursuz bir yaşam sürdüğünde, mahkeme kararı ile nafaka ödemesi kaldırılabilir. Ayrıca, mali durum değişirse, mevcut yasal düzenleme ile ödenen nafakayı azaltmak ve kaldırmak mümkündür.

Anayasa Mahkemesi, 17.05.2012 tarihli 2011/136 E. ve 2012/72 K. sayılı kararına göre, yasa koyucunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 175.Maddesine ‘süresiz’ ifadesini dahil etmesindeki amacı, şartlar elverdiği müddetçe yoksulluğa düşecek eşe asgari yaşam ihtiyaçları için diğer eşin ekonomik desteğidir. Yerel mahkeme tarafından yapılan başvuruyu reddeden Yüksek Mahkeme, söz konusu Yönetmelikte “süresiz” ifadesinin hangi amaçla yasaya konulduğunu açıkça belirtti ve mevcut düzenlemenin süresiz nafaka ödemeyi amaçlamadığını haklı çıkardı.

Yargıtay kararında:”Nafakanın özünde ahlâki değerler ve sosyal dayanışma fikri vardır.” diye yoksulluk nafakasını açıklar. Yaşanan şikâyetlerin nedeni mevcut yasalar değil, uygulama hatasıdır. Yargının kendi takdir hakkı ile adaletsiz muameleyi önlemesi mümkündür. Dahası, nafaka ödenmediğinde genellikle korku ve mahkeme masrafları nedeniyle icra yoluna gidilemez.

Peki, neden mevcut düzenlemede belirsiz olmayan nafaka süresi için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var?

Öngörülen düzenleme sadece boşanmış bir erkeğin hayatını rahat bir şekilde sürdürmesi içindir, bu da kadınların mağduriyetini görmezden gelmek ve kadını yoksullukla mücadelede yalnız bırakmak anlamına gelir.

Boşanma Nedenleri, Davası, Maliyeti, Süresi, Sonuçları

Boşanma davası Nasıl Açılır?
Boşanma talep eden bir dava dilekçesi hazırlanmalı ve Anlaşmalı bir boşanma davası açılacaksa, dilekçe ile birlikte kararlaştırılmış bir boşanma protokolü de hazırlanmalıdır. Belgeleri hazırlayan davacı, adliyedeki sevk bürosuna başvurabilir ve işlemleri yapabilir.

Boşanma Davası kaç liradır?
Bir dava açarken, ücret ödenmelidir. Başvuru ve peşin harç ücreti ile birlikte, mahkemenin posta masrafları da dahil olmak üzere bir avans ödemesi de ödenmelidir.

Boşanma Davası ne kadar sürer?
Her dava süreci, mahkemenin iş yüküne, dosyadaki kanıtların toplanmasına ve bildirim sürecine göre değişir. Bununla birlikte, ortalama bir süre verilmesi gerekiyorsa, Anlaşmalı boşanma davası 1 hafta ile 1 ay arasında sürer ve Çekişmeli boşanma davası 1-1.5 yıl sürer.

Alanya Arabuluculuk Merkezi | Arabulucu ve Avukat Sibel DEMiRAL

Boşanma Nedeni
Boşanma nedenleri genel ve özel olarak ayrılır. Boşanmanın genel nedeni, evlilik birliğinin temel sarsıntısıdır ve yasada Şiddetli geçimsizlik olarak bilinir. Boşanmanın özel nedenleri zina; hayatı tehdit eden, kötü veya aşağılayıcı davranış; bir suç işlemek ve haysiyet içinde yaşamak; terk etmek; akıl hastalığı nedeniyle boşanmadır. Tartışmalı bir boşanma davası açacak olan kişi, yasada belirtilen boşanma nedenlerinden birine dayanarak boşanma davası açabilir.

Boşanma Türü
İki tür boşanma davası vardır: anlaşmalı boşanma davası ve Çekişmeli boşanma davası. Anlaşmalı boşanma davası, tek bir oturumda sona eren ve tarafların boşanma ve boşanma ile ilgili konularda anlaştığı bir davadır. Çekişmeli boşanma davası, nafaka, maddi ve manevi tazminat, çocuk velayeti konusunda anlaşmazlık durumunda açılan davalar.

Boşanma davasında yetkili mahkeme Aile mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı illerde Aile Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilecek. Yetkili mahkeme, son 6 ay içinde eşlerin veya eşlerden birinin ikametgahıdır.

Çekişmeli boşanma ve müzakere boşanma arasındaki fark nedir?
Çekişmeli boşanma davası, Taraflardan biri boşanmak istediğinde ve diğeri boşanmadığında veya taraflar nafaka, velayet, tazminat veya mülk paylaşımı ile ilgili konularda anlaşamadıklarında açılır. Anlaşmalı boşanma davası, tek bir oturumda sona eren ve tarafların boşanma ve boşanma ile ilgili unsurları kabul ettiği bir davadır.

Boşanma davasında ilk önce dava açan her zaman avantajlı mıdır?
Boşanma davasında, ilk dava açmak herhangi bir avantaj sağlamaz. Eş bir dava açtıysa, diğer eşin de davaya karşı dava açma hakkı vardır. Önemli olan, Tarafların iddialarını davada yasal kanıtlarla kanıtlamaktır.
Boşanma davasında duruşmalara katılmak zorunlu mudur?
Her iki eşin de bir avukatı varsa, duruşmalara katılma yükümlülüğü yoktur, tarafların temsilcileri duruşmaya müşterileri adına katılacaklardır. Ancak, davacının bir avukatı yoksa, duruşmalara katılmakla yükümlüdür, aksi takdirde dosyası işlemlerden kaldırılacaktır.

Ekonomik Durum Araştırması nedir?
Boşanma davasında, mahkeme tarafından ekonomik durum soruşturması için ilgili polis departmanına yazıyor. Eşlerin bağlı olduğu güvenlik birimi tarafından düzenlenen ekonomik durum araştırmasıyla, tarafların gelirlerini, yaşadıkları evin kiralanıp kiralanmadığını, kayıtlı bir gayrimenkul veya araç olup olmadığını sorgulayarak bir rapor hazırlanır.

Boşanmak için avukat tutmak gerekli mi?

Boşanma davasında erkeğin hakları var mı?
Toplumda nafaka talebinin sadece kadınlar tarafından talep edilebileceğine dair bir görüş var. Ancak, yasal koşullar varsa, koca da nafaka talep edebilir.
Koca, çocuğun velayetini talep edebilir ve velayet kendisine verilirse, anneden nafaka ödemeye karar vermesini isteyebilir.
Ayrıca, boşanma tazminatı her iki eş tarafından da talep edilebilir. Evliliğin sonunda, kusurlu eşin hatası oranında tazminat talep etme hakkı vardır.

Kadının boşanma davasında bir avantajı var mı?
Her şeyden önce, şiddete maruz kalan veya şiddete maruz kalma riski taşıyan bir kadın, bir dava açarken kocasının askıya alınmasını talep edebilir.
Boşanma işlemleri çocuklarıyla devam ederken kadın ortak konutta kalma hakkına sahiptir ve askıya alma kararı ile ortak evin tahsisi talebini ekleyecektir.
Herhangi bir yerden geliri yoksa, boşanma işlemleri devam ederken kendisi için veya çocuğu adına velayet ile nafaka talep edecektir.

Boşanma sırasında bir avukat tutmak şart mı?
Herkes bir avukatın desteği olmadan kendi yasal anlaşmazlığını yürütebilir ve kendi davasını açabilir. Avukat desteği almak için herhangi bir gereklilik veya yükümlülük yoktur. Bununla birlikte, aile hukuku ve temyiz Mahkemesinin emsal kararlarını yargılamayan, dava açan ve yasal deneyime sahip olmayan bir kişi tarafından takip edilen dava sürecinin sonunda geri dönüşü olmayan yasal kayıplar meydana gelebilir. Her işte olduğu gibi, davalarda işin uzmanına danışılmalı ve davanın nasıl takip edileceği konusunda destek alınmalıdır.

Boşanma davası nasıl açılır?
İlk olarak, taraflar boşanma ve boşanma ile ilgili unsurları (nafaka, mülkiyet rejimi, tazminat, velayet) kabul etmelidir. Taraflar, kararlaştırılan boşanma protokolü ile bir dilekçe hazırlamalıdır. Protokolün 1 nüshası mahkeme dosyasına verilecek 3 nüsha halinde hazırlanmalı ve diğer 2 nüshası taraflara verilmeli ve ıslak olarak imzalanmalıdır. Hazırlanan protokol ve dilekçe ile birlikte, bulundukları adliyedeki sevk bürosuna başvurarak dava açabilecekler.

Anlaşmalı bir boşanma davasında bir avukata ihtiyaç var mı?
Boşanma davasının tek bir oturumda sona erdiği ve protokolün düzenlenmesinin kolay olduğu algısı nedeniyle, boşanma davaları avukat olmadan dosyalanır ve sonuçlandırılır. Ne yazık ki, evli çiftler, evlilik haklarının ne olduğunu bilmeden, boşanma sonrası hak kaybını öğrendikten sonra dava açar, protokol hazırlar ve pişman olurlar.
Boşanmada avukatlık hizmetinden yararlanamayan çiftler, en azından bir avukatın danışmanlık hizmetini kullanarak haklarının ne olduğunu öğrenmelidir. Haklarını bilmeden dava açan kişi, dava açmadan haklarını kaybetmeyi kabul ettiği anlamına gelir.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır?
Resmi evlilik tarihinden bu yana en az 1 yıl geçmiş olmalı, 1 yıldan kısa evlilikler için Anlaşmalı boşanma başvurusu yapılamaz.
Taraflar, hazırladıkları protokolde boşanma, nafaka, çocukların velayeti, varsa tazminat ve mal paylaşımı konusunda anlaşmalıdır.
Her iki eşin de avukatları olsa bile, taraflar duruşmaya katılmalıdır. Eşler, yargıcın huzurunda protokolü kabul ettiklerini ve boşanmak istediklerini belirtmelidir.

Anlaşmalı boşanma tartışmalı bir davaya dönüşecek mi?
Kararlaştırılan bir boşanma davası açtıktan sonra, eşlerden biri veya eşlerden biri boşanma konusunda kabul ettikleri konulardan veya boşanma ile ilgili unsurlardan vazgeçerse, dava tartışmalı bir boşanma davasına dönüşecektir.
Taraflar tartışmalı bir boşanma davası açtıysa, dava her iki Tarafın talebi üzerine yürütülürken, kararlaştırılmış bir boşanma davasına dönüşebilir.
Anlaşmalı boşanma davası tek bir oturumda sona erdiğinden, Çekişmeli boşanma davasından daha çok tercih edilir. Mümkün olan en kısa sürede boşanmak isteyen eşler, yasal haklarını bilmeden kararlaştırılan boşanma yoluyla boşanarak hızlı hareket etmemelidir. Bu gibi durumlarda, eş tüm şartları kabul ederek hareket ederse, geri dönüşü olmayan yasal kayıplara neden olur. Eşler boşanma, velayet, nafaka, mülk paylaşımı ve tazminat hakkında ayrıntılı olarak konuşmalı ve eğer kabul ederlerse, kararlaştırılan boşanma yöntemini seçmelidirler. Taraflar kabul edemezlerse, tartışmalı bir boşanma davası için başvurmalıdırlar.

Boşanma Dilekçesi

Çelişkili Boşanma Davası Ne Zaman Ortaya Çıkıyor?
Çekişmeli boşanma davasında, her şeyden önce dilekçe aşaması var. Boşanma Dilekçesi aşaması yaklaşık 45 gün sürer ve tamamlanırsa bir duruşma günü verilir. Mahkeme tarafından tarafların iddiaları için tanıkların dinlenmesi, emir yazma ve uzman tarafından rapor hazırlama süreçleri vardır. Bu nedenle, Çekişmeli boşanma davası bir yıldan fazla sürebilir.

Boşanma Davası Bitmeden Uzlaşı Olursa!
Taraflar tekrar bir araya gelip barış yaparsa, dava dosyasını bildirmelidirler. Kabul edilen bir boşanma davası açan veya boşanma davasına itiraz eden veya boşanma talebinde bulunan herkes, davasından feragat ettiklerini belirten bir dilekçe sunmalıdır. Sadece feragat eden kişi, mahkemeye sunduğu boşanma nedeniyle tekrar dava açamayacağını bilmelidir.

Boşanma davası devam ederken başka bir kişiyle duygusal bir bağ kurmak mümkün mü?
Taraflar, mahkemenin tarafların boşanmasına ilişkin kararı kesinleşene kadar resmi olarak evlenir. Bu nedenle, boşanma işlemleri devam ederken, birbirlerine sadakat yükümlülüğü devam ediyor. Eşlerden biri başka biriyle yaşamaya başlarsa veya duygusal bir bağ kurarsa, sadakat görevini ihlal eder.

Eşlerden biri Türk vatandaşı olmak için Türkiye’de boşanmaya karşı engel mi?
Türk Uluslararası Özel Hukuk mevzuatının 14. maddesinde; eşlerin ayrı vatandaşlığa sahip olması durumunda ortak konut Kanununun uygulanacağı ve yokluğunda Türk hukukunun uygulanacağı öngörülmüştür. Eşleri olan Türk vatandaşları, Türkiye’de yabancı uyruklulardan boşanmak için boşanma davası açabilirler, boşanma davası Türkiye’de bir engel değildir.

Boşanma davalarında aldatma nasıl kanıtlanır?
Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bir şüphe varsa, yasaya uygun olması koşuluyla her türlü kanıtla kanıtlanabilir. Sahtekarlığı kanıtlamak isteyen eş tanıklar, telefon görüşmeleri, otel kayıtları, Whatsapp/Facebook mesajlar veya fotoğraflar kanıt olarak sunulabilir.
Şiddet Raporunu nereden alabilirim?
Hırpalanmış olan eş, herhangi bir polis karakoluna başvurabilir ve hırpalanmış olduğuna dair şikayette bulunabilir. Kişi polis aracılığıyla hastaneye sevk edilecek ve bir vurucu raporu elde edilecektir. Saldırı raporu alındıktan sonra, polis karakolundan, savcılıktan veya aile mahkemesinden uzaklaştırma talebi yapılabilir.

Şiddet Gören eş nereye başvurmalıdır?
Fiziksel şiddete maruz kalan bir kişi, bir saldırı raporu almalı ve eşinden şikayet ederek cezai bir şikayette bulunmalıdır. Şiddete maruz kalan eş savcılar, kadın STK’ları, kadın danışma merkezleri ve baro, polis merkezleri, Jandarma karakolları, sağlık kurumları ve Alo 183 adli yardım kuruluşlarını arayarak başvurabilirler.

Ses kaydı, video, Facebook, Whatsapp mesajları kanıt olarak sayılır mı?
Bir davada iddiasını kanıtlamak isteyen bir Taraf mahkemeye yasal kanıt sunmalıdır; yasadışı kanıt sunarsa, mahkeme karara dayanmayacak ve bir suç işlemiş olacaktır. Bu nedenle, kişinin ses kayıtları, videoları, Facebook ve Whatsapp mesajları kişinin rızası olmadan ele geçirilirse, özel hayatının gizliliğini ihlal etme suçunu işleyecektir.

Nafaka davası kimin için?
Evliliğin sona ermesi nedeniyle, eş yoksulluğa düşecek ve daha az kusurlu eş, boşanmaya neden olan olaylarda nafaka talep edebilecektir.
Buna ek olarak, tarafların ortak bir çocuğu varsa, çocuğun velayetini alan eş, diğer ebeveynden sağlık, bakım ve eğitim masrafları talep edebilecektir. Boşanma davası devam ederken her iki nafaka türü de talep edilebilir.

Boşanma davasında nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka miktarını belirlemeden önce, mahkeme Tarafların ekonomik ve sosyal durumu hakkında bir araştırma yapacak ve ekonomik durumu dikkate alarak bir karar verecektir. Her iki eşin de bir geliri olup olmadığı, üzerinde kayıtlı herhangi bir gayrimenkul veya taşınır olup olmadığı dikkate alınarak karar verilecektir. Mahkeme, nafakanın ekonomik durumunu aşan bir karar vermeyecektir.

Nafaka hangi yaşa kadar devam ediyor?
Bağlı nafaka geçici nafakadır. Çocuğun çoğunluğunun yaşına kadar devam eder, çocuk yaşına geldiğinde otomatik olarak (dava açmaya gerek kalmadan) sona erer. Çocuk yetişkinliğe ulaştıktan sonra eğitim devam ederse, dava açabilir ve destek talep edebilir.

Nafaka Ücreti Artar mı?
Mahkeme tarafından belirlenen nafaka miktarındaki yıllık artış oranı da belirlenebilir. Yargıtay’dan yapılan açıklamaya göre nafaka artırımı, Türkiye İstatistik Kurumu kapsamını belirlemek ve her yıl belirlenen oranda artışın gerçekleşeceğini belirleyecek.

Boşanma davasında eşlerin hata oranı nedir?
Çekişmeli boşanma davalarında kusur önemli bir konudur. Bir veya her iki taraf da diğer eşin evliliğin sonunda suçlu olduğunu iddia ederse, iddia edilen eşler kanıtlamak zorundadır. Evlilikten doğan yükümlülükleri yerine getirmeyen, eşine şiddet uygulayan, çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen bir eş, mahkeme tarafından hatalı olarak kabul edilecektir.

Evden ayrılmak suç mu?
Eşlerden birinin ortak bir evden ayrılması boşanmanın sebebidir, ancak terk edilmiş bir Taraf terk edilme nedeniyle boşanma davası açabilir. Terk edilmek üzere boşanma davası açma koşulları; eş, evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemek için ortak evi terk etmeli, terkin en az 6 ay sürmesi ve diğer eşin ortak ikamet yerine dönmek için eve dönmesi için çağrılması gerekir.


Çocuğun velayeti anneye mi yoksa babaya mı ait?
Tarafların evliliği sırasında, çocuğun ortak velayeti her iki ebeveyn tarafından paylaşılır. Ancak, taraflar boşanma sürecine girerse, taraflardan birine velayet hakkı verilecektir. Velayet kararını verirken, mahkeme öncelikle çocuğun anne bakımına ihtiyaç duyup duymadığını değerlendirecek ve velayet, hangi ebeveynin çocuğa daha iyi bakacağı göz önüne alınarak kararlaştırılacaktır.

Mahkeme tarafından çocuk adına verilen herhangi bir karar çocuğun yararına olacaktır. Çocuğun anne bakımına ihtiyacı varsa, çocuğun velayeti mahkeme tarafından anneye verilir. Bununla birlikte, eğer anne çocuğun bakımını bozarsa, ilgi göstermezse ve sorumluluklarında ihmalkar ise, velayet babaya verilecektir.

Aile ikametgahı açıklaması nedir?
Ailenin birlikte ikametgah olarak kurduğu ev, aile ikametgahıdır. Aile ikametgahı hakkında bir açıklama yapılması durumunda, eşlerden biri diğer eşin rızası olmadan kira sözleşmesini feshedemez ve tapu sahibi olsa bile evi satamaz. Bu nedenle, eş tapu dairesine başvurabilir ve aile ikametgahının açıklamalı olmasını isteyebilir.

Boşanmada Kimler Tanık Olabilir?
Bir tanık, davanın konusu olan olaylarda mahkeme önünde görgü tanığı olarak ifade veren kişidir. Boşanma davalarında tanık kanıtları önemlidir, bu nedenle eşler, davada öne sürdükleri iddialara tanık olanlar arasından mahkeme önünde dinlemek istedikleri kişileri seçmelidir.
Taraflar arasındaki sorunlara bizzat tanıklık eden ve taraflardan birinin anlatımına dayanan bilgiye sahip olmayan tanık ifadeleri kanıt oluşturacağından, eşlerin tanık seçiminde dikkatli olmaları gerekir.

Boşanma davası için maddi-manevi tazminat hakkı
Tazminat, haksız fiil nedeniyle zarar gören kişinin uğradığı zararın ödenmesi talebidir. Evlilikte eşin suiistimali nedeniyle maddi ve manevi zarar gören eş, zarar için tazminat talep edebilir. Boşanma davası açan eş, aynı dava dilekçesinde tazminat talebini de belirtebilecektir.

Düğünde Takılan Altın Kimin Hakkı?
Yargıtay’ın yerleşik hukukuna göre, düğünde giyilen altın bir kadının hakkıdır. Düğünde, altın kocanın ailesi tarafından kocaya veya kadına giyilse bile, mücevher kadının hakkıdır. Sadece erkekler için olan ve sadece erkekler tarafından kullanılabilen mücevherler kadınlara ait olmayacaktır. Bunun bir örneği erkek saatidir.

Boşanma işlemleri devam ederken ev satılabilir mi?
Boşanma işlemleri devam ederken, evin sahibi olan eş, diğer eşin rızası olmadan aile ikametgahını satamaz. Ancak, aile ikametgahı satılırsa, diğer eşin tapu iptali ile dava açma hakkı vardır.

Boşanmada mülk paylaşımı nasıl gerçekleşir?
01.01.2002’den sonra gerçekleşen evliliklerde, mülk ayırma rejimi varken, mal sahibi olan eşin yanında kaldı. Ancak 01.01.2002 sonra değişikliği ile, katılım rejimi bu yüzden her iki eşin evlilik birliği içinde edinilmiş özelliklerin yarısı bu regüle olmuştur.

Nüfus Cüzdanı / Kimlik Kartı için boşanma kararı ne zaman verilir?
Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte, kararın kesinleşmesi ve kararı veren mahkeme ofisinin kararı ile birlikte ilgili sicil dairesine bildirilecektir. Medeni sicil Dairesi, mahkemenin bekar olma kararını aldıktan sonra boşanan çiftlerin medeni durumunu değiştirebilir.

Boşanma ne zaman sonuçlandırılır?
Duruşmada mahkeme tarafından verilen karar kısa bir karardır. Mahkeme kararı gerekçe ile yazılacak ve gerekçeli karar her iki tarafa da iletilecektir. Taraflar, boşanma kararının her iki tarafa da usulüne uygun olarak bildirilmesinden sonra yasal itiraz süresi içinde itiraz etmezlerse, karar kesin olacaktır.

Avukat Sibel DEMiRAL | Alanya

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma sebepleri; haysiyetsiz yaşama, zina suçu, onur kırıcı veya kötü davranma, ölüm tehdidi, suç İşlemeye teşvik, akıl sağlığının bozulması, evi terk edip gitme sayılabilir.

Şiddetli geçimsizlik diye bilinen durum, evli çiftin ortak hayat sürdürmesinin zorlaşması genel boşanma sebebidir.

Çekişmeli boşanma davası, boşanma sonrası çocukların velayeti, tazminat, boşanma süresi, nafaka gibi sorunlar nedeniyle anlaşmazlıkları hakkında;  iddia, talep ve savunmalarını Aile Mahkemesi huzurunda açıklamaları gereken davadır.

Boşanma sebepleri, boşanma davası sonrası kusurlu eş bakımından daha ağır sonuçlar ortaya çıkaran özel boşanma sebepleri dikkate alınır.

Diğer taraf boşanmak istemiyorsa nasıl dava açılır?

Evli çift boşanıp boşanmama konusunda anlaşamazsa; boşanmak isteyen eş, çekişmeli boşanma davası açmalıdır. Dava açmak isteyen eş, boşanma sebebi ve talebini dilekçe ile Aile Mahkemesine bildirmelidir.

Boşanma davası dilekçesi hazırlanırken öncelikle hangi gerekçeye dayanılacağı belirlenmeli ve delil hazırlanmalıdır.

Boşanma davalarında görevli mahkeme, Aile Mahkemesidir. Boşanma davasına, eşlerin son 6 ay birlikte oturdukları yerdeki Aile mahkemesi bakar.

Hem özel hem de genel sebebe dayanılarak boşanma davası açılmış ise, doğuracakları hukuki sonuçlar farklı olacağından öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Her evlilik kendi koşulları içerisinde ayrı değerlendirilen boşanma davasıdır.

Boşanma Nedenleri: Eşine iftira etmek, aile sırlarını açıklamak, eşini anne babasıyla görüştürmemek, onun ailesine hakaret etmek, eşini sevmediğini; başka birini sevdiğini söylemek, aşırı kıskançlık göstermek, cinsel ilişkiye girmemek, alkolik olmaktır.

Boşanma avukatı tutmak zorunlu değildir. Boşanma kararı almış taraflara dilekçe ve yargılamanın doğru yapılabilmesi için avukat tutma tavsiye edilir. Nihayet boşanma kararı verdiğiniz biri artık sizin için bir dost olmayacaktır, maddi manevi menfaatinize dokunacak sorunlar yaşayabileceğinizi unutmayın.

Çekişmeli boşanma davası her iki tarafın da isterse mahkeme duruşmaya katılmayıp avukata vekalet verme yoluyla tek bir duruşmaya bile girmeyerek iradelerini vekilleri marifetiyle ileri sürebilirler.

Avukat ve Arabulucu Sibel Demiral | A l a n y a

Çekişmeli boşanma davası sonuçlanması için belli bir süre belirlemek zordur.. Davanın süresini, delillerinin sayısı, delillere açıklayıcılığı, tanıklar, tarafların tebligat adreslerinin doğruluğu gibi sebepler etkiler..

Avukat ve Arabulucu Sibel Demiral | A l a n y a

Boşanmak istemeyen eşin kendince sebebi olabilir ve davanın süresinin uzamasında önemli bir etkendir. Aile Mahkemesi Hakimi, boşanma davasında karşılıklı  iddia, delil, bilgi ve belgeleri inceleyerek tarafından boşanma gerekçesi ve ispatını değerlendirilir.

Bir eş, boşanmak istemediği takdirde duruşmalara katılmasa da, medeni Usul yasasına göre kanıt ve cevap mektubu sunmaz, iddialar reddedilir, duruşma süresi kısalır. Bu durumda, davacı iddiasını kanıtlarsa, kısa sürede mahkemeden boşanma emri alabilecektir.

Bir kadın boşandıktan yeniden evlenmek için 10 ay beklemesi şarttır. Son boşandığı kocasıyla tekrar evlenmek için veya hamile olmadığını ispatlarsa Aile Mahkemesi kararı ile kısa sürede evlenebilir.