Avukata Vekalet Vermek

AVUKATA VEKALET VERMEK

Avukata Vekalet Vermek için Gerekli Belgeler:
Avukata vekaletname verme için nüfus cüzdanı ile notere gidiniz.

Boşanma Davası Avukat Vekaletname vermek için ayrıca iki fotoğraf lazım. “BOŞANMA DAVASI” ibaresi ve “eşin ismi” açıkça belirtilmesi zorunludur.

Şirket için Avukata vekaletname verilecekse imza sirküleri ve yetki belgesi gerekir. Şirket yetkilisi hem şirketi adına hem de kendisi için tek bir vekaletname çıkarmak isterse “şirket adına vekaleten şahsı adına asaleten ibaresi” yazdırmalıdır.

Vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin vergi numaralarını bildirmeleri zorunludur.

Türkiye’de Avukata Vekalet Vermek (Power of Attorney in TURKEY):

Yurt dışında yaşayan herkes o ülkenin yetkili makamı tarafından doğrudan düzenlenen vekaletname belgesi Türkiye’deki Avukata Vekalet Vermek şartı “Apostille Convention” ifadesidir.

Avukata Vekaletname Verme Noter Ücreti 2022 Yılı için 192 TL – 250 TL.

Avukata vekalet verirken nelere dikkat edilmeli?

Vekaletin süresi aksini istemedikçe sona ermez.

Avukat vekaleti nasıl geri alınır?

Basitçe Avukat – Müvekkil arasında karşılıklı imzalı vekillik sıfatının sona erdiği imzalı sözleşme yeterlidir, o tarihten sonra aykırı davranan taraf sorumlu tutulabilir. Banka ve tapu işleri için Noter azilnamesi alıp ilgili işyerine bir nüshasının verilmesi daha garantili tercih olacaktır. Devamını oku

noterden avukat vekalet

Türkiye’de Avukata Vekalet Vermek (2022)

Vekâletname

Tanım: Resmi koşullara tabi, karşılıklı güvene dayalı, yapılacak işlemin niteliğini ve içeriğini açıkça tanımlayan, herhangi bir tereddüt ve şüphe duymadan yasal eylemleri yerine getirme gücünü içeren bir sözleşmedir.
Başka bir deyişle, vekaletname, bir kişinin vekil olmasını sağlayan noter tasdikli bir belgedir. Vekaletname vermeye yetkili kurum  noterler ve yurtdışındaki Türk Büyükelçilikleri ve Türk Konsolosluklarıdır. Buna ek olarak, yabancı devletler yetkili makamları tarafından kendi yasalarına göre vekaletname verebilirler.
Ayrıca, 1111 Sayılı Kanunun 61.maddesinde belirtilen makamlar tarafından verilen belgeler, 2 ay ile sınırlı olarak vekaletname olarak kabul edilir.

Türkiyede avukat görevlendirmek isteyen vatandaşlarımız, bunu ancak noterden tasdikli bir vekaletname ile yapabilirler.
Sadece yazılı şekilde verilen vekaletnameler, noter tasdiki yoksa yeterli görülmemektedir.
Türk vatandaşları için Türkiye’de noterler ve yurtdışında konsoloslukların noterlik daireleri örnek tip vekaletnameleri hazır bulundururlar. İlgili kişiye uyan vekalet tespit edildikten sonra müvekkil ve avukatın bilgileri yazılır. Vekalet veren kişi noterde vekaletnameyi imzalar. Ardından noter tarafından her vekaletnamenin kendi özelliğine göre vekaletname ücreti hesaplanır. Kısa ve basit vekaletnamelerde ücret düşük, uzun ve detaylı vekaletnamelerde ücret yüksektir. Avukat vekaleti ücreti 2021 yılı için 100 – 250 TL.

avukata vekalet vermek
avukata vekalet vermek

Boşanma davası, yurtdışından alınmış boşanma kararının Türkiye’de tanıma tenfizi ve gayrimenkule dair vekaletnamelerde vekalet verenin fotoğrafı da yapıştırılıp onaylanmak zorundadır.
Yabancılar da Türkiye’de avukat görevlendirmek istediğinde Türk vatandaşları için aranan şartları aynen yerine getirmek zorundadırlar. Yani yabancılar kendi ülkelerindeki bir noter huzurunda Türkiye’deki avukata vekalet verebilecektir. Yabancılar için ek bir şart daha vardır. Yabancı müvekkil, yabancı noterden aldığı vekaletnameyi o noterin bölgesindeki yetkili makam tarafından “Apostille” şerhi yazdırmak zorundadır. Bunun nedeni, yabancı resmi makamlardan alınan belgelerin ancak Apostille alınması şartıyla Türkiye’de geçerli sayılmasıdır.
Türkiye’de veya yurtdışında Türk noterinde vekaletname çıkarmak isteyen yabancılara bu imkan da sağlanmıştır. Ancak ilgili kişinin Türkiye’deyse noterden yeminli bir tercüman ile yurtdışındaysa ilgili konsoloslukça tanınan bir tercümanla başvurması şarttır. Bu durumda tercüman, bir yandan vekalet verecek kişinin kimlik bilgilerini notere çevirir diğer yandan vekaletname içeriğindeki yetkilerin ne anlama geldiğini vekalet verecek kişiye anlatır. Vekaletnamede tercümanın kimlik bilgileri ve imzası da yer alır.
Power of Attorney in Alanya-TURKEY: Türkiye’de avukat görevlendirmede vekaletnameye noter tasdiki şartı uygulaması kanaatimizce artık eskimiştir ve tartışılmalıdır. Hızlanmış iş ve hukuk trafiğinde öncelikle tüketicilerin ama aynı zamanda avukatların da aleyhinedir. Tüketici açısından bu uygulama, noter harçları, yol masrafları ve zaman kaybı düşünüldüğünde her yıl yüz milyonlarca liraya mal olmaktadır. En önemlisi de hak aramayı zorlaştırmaktadır. Avukat açısından ise müvekkilin bir an önce işi başlatmasını zorlaştırmaktadır.
Türk vatandaşı olsun yabancı olsun Türkiye’de avukat görevlendirmek isteyen bir şahsın veya şirketin avukatça kendisine sunulan gerekli vekaletname metnini okuyup imzaladıktan sonra avukata vermesi yeterli sayılmalıdır. Avukat tarafından mahkemelerde ve diğer resmi dairelerde bu şekilde bir vekaletname ile yetki verilen konularda işlemler yapılabilmelidir.
Muhtemel suistimallere karşı, bu yola başvuran avukatlara ağır yaptırımlar uygulanarak bu muhtemel sakıncalar minimize edilebilir. Ek olarak dava acma, takip etme, mahkeme dışında iş takibi gibi klasik avukatlık faaliyetleri dışında kalan gayrimenkul devri vs. gibi bazı özel konularda vekaletin noterden çıkarma şartı aranmaya devam edilebilir.

POA in TURKEY
Power of Attorney in Alanya

Hukuk sistemi gelişmiş ve Türkiye de dahil pek çok ülkeye hukuk ihraç eden Almanya’da avukat görevlendirmek için kural olarak noter tasdiki gerekli değildir. Müvekkil tarafından imzalı yazılı vekaletname yeterli sayılmaktadır.

webhatti/avukata-nasil-vekalet-verilir?


Avukata vekalet nasıl verilir?
Noter veya Konsolos
-isim – İmza -Adres -Düzenleme yeri – Tarih ve günlük numarası yazılmalıdır.
Vekalet veren avukat ise kimlik kartına, avukatın kimlik belgesi ve adresi de dahil olmak üzere hazırlanmalıdır.

Kimlik tespiti için uygun ve vekalet verenin son durumunu gösteren bir fotoğrafı yapıştırılıp mühürlenmelidir.
Yapıştırılmadıkça sadece zımba ile ekli fotoğraflar kabul edilmez.
Tüzel kişileri temsil eden vekaletnameye bir fotoğraf eklemek zorunlu değildir.

Vekaletnamede düzeltme ve çıkıntı şeklinde yapılacak düzenlemeler, veren makam tarafından bir mühür ile onaylanmalı ve imzalanmalıdır.
vekaletin vekaleti verilirken, orjinal vekaletnamenin tüm sayfaları çoğaltılmalı ve daha sonra verilen vekaletnameye eklenmelidir.

Vekaletnamede kullanılan mühür, 1984 tarihli ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan mühür Yönetmeliği uyarınca düzenlenmeli, plastik damgalı vekaletname kabul edilmez.
Herhangi bir Tapu veya Kadastro Müdürlüğü tarafından kullanılan vekaletnamenin bir kopyası, ilgili Müdürlükçe tüm sayfaların sunulduğu ad, unvan, onay tarihi ve parsel sayfasını belirterek diğer müdürlükler tarafından kullanılabilir.

Türkiye’deki Avukata vekaletname vermek için gerekli evraklar:

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti noterlik büroları tarafından verilen vekaletname, K. K. T. C. yetkili makamlar tarafından onaylanan belgelerin Türk makamları tarafından yapılmış gibi ele alınacağı ikili bir sözleşme yapılmıştır. Bu nedenle, hiç bir tasdik ya da onay aranmaz. 
  • Lahey Sözleşmesi uyarınca, kendi ulusal mevzuatına uygun olarak hazırlanan vekaletname de Fransızca olarak <APOSTILLE> (Convention   De La Hae du Octobre 1961) ibaresiyle imzalanırsa bu vekaletname ve belgeler, o yerdeki Türk Konsolosluğunun onayı olmadan kabul edilir.
  • Lahey sözleşmesine tabi olmayan yabancı ülkelerin noterlerinin mevzuatına uygun olarak hazırlanan vekaletnamedeki noterin imzası, o yerdeki Türk konsolosluğu tarafından ayrıca onaylanır.

Nafaka Davalarında Son Durum

Kadınlarımıza yönelik saldırılar, çeşitlenerek ve şiddeti artarak devam ediyor. Son olarak, nafaka olarak bilinen yoksullukta nafakanın sınırlandırılması, bir sebepten dolayı gündemde kalıyor. Adalet Bakanlığı nafaka süresini 6 yıla sınırlayan bir teklifte bulundu. Bakanlığın önerisinde, alt sınır iki yıl olarak öngörülmüştür. Kadın Dayanışma Vakfı’nın” yoksulluk nafaka Araştırma Raporu”, 1994-2019 yılları arasında 11 ilde açılan 140 boşanma davası üzerinde hazırlanmıştır. Buna göre verilen nafakanın yüzde 66,4’ü 0-500 TL, yüzde 10’u 500-1000 TL, yüzde 2,1’i 1000-2000 TL ve yüzde 2,2’si 2000 TL’nin üzerinde. Ortalama nafakanın 370 TL olduğu görüldü.

Yoksulluk nafakası, avukatların yanı sıra, son zamanlarda ayrıldığı eşine 200-300 lira gibi komik miktarlarda tespit edilen nafaka ödemek istemeyen erkekler arasında tartışmalara neden oldu. 149 ülke arasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sıralamasında 130’uncu Türkiye’nin yoksulluk nafakası, yüksek refah düzeyli Avrupa ülkeleriyle ne ölçüde kıyaslanır? Eski eşlerine ömür boyu nafaka ödeyen erkek efsaneleri doğru mudur? Bu yapay “kurban babalar” kim?”

Yapılması uygun görülen bu düzenlemeyle asıl istenen kadınlarımıza ekonomik şiddet neticesinde kazanılmış haklarının elinden alınmasıdır.

Kadınların istihdama katılımının yüksek olduğu ülkelerdeki nafaka uygulamasını bize uyarlamak ne ölçüde adil?

Yoksulluk nafakası sadece kadın için değil, aynı zamanda koca için de bir haktır ve yoksulluk nafakasının pratikte kadınlar lehine yönetilmesinin nedeni, esas olarak evlilikteki kadınların boşanmanın bir sonucu olarak yoksullaşmasından ve toplumumuzdaki mevcut cinsiyet eşitsizliği nedeniyle yaşam mücadelesinde yalnız kalmasından kaynaklanmaktadır.

İmzaladığımız uluslararası sözleşmeler ve Anayasamızda belirtildiği gibi, toplumumuzda hâlâ dezavantajlı olan kadınlar lehine ayrımcı tutum adalet açısından bir zorunluluktur. Eğitim, iş ve gelir paylaşımında cinsiyet eşitliğine sahip olmayan, her konuda olduğu gibi eğitim ve çalışma hayatından giderek daha fazla ezilen kadınlar için boşanma gündeme geldiğinde “Başının çaresine bak!” söylemi ve buna hizmet edecek uygulamalar ne kadar adil? Erken yaşta evli olan kadınlar da eğitim hakkından mahrumdur. Boşanmadan sonra iş bulma olasılığının, eğitimi olmayan ve mesleki deneyimi olmayan bir kadın için sıfıra yakın olduğu neden dikkate alınmıyor?

Verilere 2017 yılında erkeklerin istihdam oranı yüzde 70 iken, kadınların istihdam oranı yüzde 30’dur. Bu oran Anadolu’da çok daha düşüktür. Aile içinde sözü olmayan, evlilikten önce veya sonra ve iş hayatında olmayan kadın kardeşlerimizi yeri “kocasının dizlerinin dibi”, görevi “en az üç çocuk” değil miydi? Yoksulluk nafakası süreli hale getirildiğinde kadınların yoksulluk oranı katlanarak artacaktır. Ayrıca çocuklu boşanmaların da yoksulluğu tetiklediği sosyolojik bir gerçektir. 

Kadınlar, mevcut mevzuatın çocuk sayısını artırma politikası ile güvencesiz ve yarı zamanlı işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Özellikle kentlerde çocuklu olmak ve çocuk sayısı iş bulmada en büyük engeldir.

Yoksulluk nafakasının zaman sınırı belirlenmesiyle, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan kadının mağdur olacağı ve kadının zor bir evliliğe ve şiddete maruz kaldığı bir erkeğe katlanmak zorunda kalacağı, sessiz kalacağı ve bu evliliğe devam edeceği bilinen bir gerçektir. Değişiklik tekliflerinde bile boşanma davasında Arabuluculuk tanıtılmaya çalışılmaktadır. 

TÜİK verileri göz önüne alındığında, avukata vekalet vermek için gerekli belgeler neticesinde; ülkemizde kadınların boşanmasının nedenlerinin aile içi şiddet, dayak, kötü muamele ve aldatma olduğu açıktır. Bu nedenle, böyle bir düzenleme sadece kadınları daha mağdur hale getirmeyi, kazanılmış haklarını görmezden gelmeyi ve kadınlara karşı ciddi bir ekonomik şiddeti hedeflemektedir.

Bir başka ilginç husus, bu kadar önemli bir konuyu veri olmadan tartışmak zorunda kalmamızdır. 

  • Kim kaç para ve kaç ay nafaka ödedi?
  • Bu davaların nedenleri ve kapsamı nelerdir?
  • Nafaka alan kadın çalışabilir mi?
  • Çocuğa bakmak için mi işten ayrılmış?
  • Çocuğa bakarken çalışma saatlerine ayak uydurabilecek mi?
  • Eşit iş için eşit ücret ne zaman olacak?
  • Ücretsiz kreşler var mı? Eğer varsa, ihtiyacı ne ölçüde karşılıyor?

Birçok soru cevap beklerken; konuyla ilgili akredite bir çalışma varmış gibi tek tük örneklerle Kanununda Değişiklik Yapılması yönünde otorite baskısı hissediliyor.

Bir dernek mensubu tarafından yöneltilen “Boşanmış karıma oturduğu yerden süresiz nafaka ödüyorum” ifadesi bariz yalandır.

Mevcut yasada nafaka süresi kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının aksine belirsiz değildir. 

Medeni Kanunun 175/1. Maddesine göre yoksulluk nafakası; “Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, diğer taraftan hatasının daha ağır olmaması koşuluyla, geçim kaynağı için diğer tarafın mali gücü ile orantılı olarak süresiz nafaka isteyebilir” hükmüyle; ciddi hatası olan eşin yoksulluk nafakası alamayacağını ve yoksulluk nafakasının, nafaka ödeyecek kişinin mali gücüne göre belirleneceğini emreder.

Medeni Kanununun 176. maddesinde belirtildiği gibi, nafaka alacaklısı evlendiğinde veya biriyle evliymiş gibi yaşadığında, yoksulluk durumu ortadan kalktığında (miras, kadın kayıtlı veya kayıtsız çalışmaya başladığında, herhangi bir gelir kadına bağlandığında), onursuz bir yaşam sürdüğünde, mahkeme kararı ile nafaka ödemesi kaldırılabilir. Ayrıca, mali durum değişirse, mevcut yasal düzenleme ile ödenen nafakayı azaltmak ve kaldırmak mümkündür.

Anayasa Mahkemesi, 17.05.2012 tarihli 2011/136 E. ve 2012/72 K. sayılı kararına göre, yasa koyucunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 175.Maddesine ‘süresiz’ ifadesini dahil etmesindeki amacı, şartlar elverdiği müddetçe yoksulluğa düşecek eşe asgari yaşam ihtiyaçları için diğer eşin ekonomik desteğidir. Yerel mahkeme tarafından yapılan başvuruyu reddeden Yüksek Mahkeme, söz konusu Yönetmelikte “süresiz” ifadesinin hangi amaçla yasaya konulduğunu açıkça belirtti ve mevcut düzenlemenin süresiz nafaka ödemeyi amaçlamadığını haklı çıkardı.

Yargıtay kararında:”Nafakanın özünde ahlâki değerler ve sosyal dayanışma fikri vardır.” diye yoksulluk nafakasını açıklar. Yaşanan şikâyetlerin nedeni mevcut yasalar değil, uygulama hatasıdır. Yargının kendi takdir hakkı ile adaletsiz muameleyi önlemesi mümkündür. Dahası, nafaka ödenmediğinde genellikle korku ve mahkeme masrafları nedeniyle icra yoluna gidilemez.

Peki, neden mevcut düzenlemede belirsiz olmayan nafaka süresi için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var?

Öngörülen düzenleme sadece boşanmış bir erkeğin hayatını rahat bir şekilde sürdürmesi içindir, bu da kadınların mağduriyetini görmezden gelmek ve kadını yoksullukla mücadelede yalnız bırakmak anlamına gelir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma sebepleri; haysiyetsiz yaşama, zina suçu, onur kırıcı veya kötü davranma, ölüm tehdidi, suç İşlemeye teşvik, akıl sağlığının bozulması, evi terk edip gitme sayılabilir.

Şiddetli geçimsizlik diye bilinen durum, evli çiftin ortak hayat sürdürmesinin zorlaşması genel boşanma sebebidir.

Çekişmeli boşanma davası, boşanma sonrası çocukların velayeti, tazminat, boşanma süresi, nafaka gibi sorunlar nedeniyle anlaşmazlıkları hakkında;  iddia, talep ve savunmalarını Aile Mahkemesi huzurunda açıklamaları gereken davadır.

Boşanma sebepleri, boşanma davası sonrası kusurlu eş bakımından daha ağır sonuçlar ortaya çıkaran özel boşanma sebepleri dikkate alınır.

Diğer taraf boşanmak istemiyorsa nasıl dava açılır?

Evli çift boşanıp boşanmama konusunda anlaşamazsa; boşanmak isteyen eş, çekişmeli boşanma davası açmalıdır. Dava açmak isteyen eş, boşanma sebebi ve talebini dilekçe ile Aile Mahkemesine bildirmelidir.

Boşanma davası dilekçesi hazırlanırken öncelikle hangi gerekçeye dayanılacağı belirlenmeli ve delil hazırlanmalıdır.

Boşanma davalarında görevli mahkeme, Aile Mahkemesidir. Boşanma davasına, eşlerin son 6 ay birlikte oturdukları yerdeki Aile mahkemesi bakar.

Hem özel hem de genel sebebe dayanılarak boşanma davası açılmış ise, doğuracakları hukuki sonuçlar farklı olacağından öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Her evlilik kendi koşulları içerisinde ayrı değerlendirilen boşanma davasıdır.

Boşanma Nedenleri: Eşine iftira etmek, aile sırlarını açıklamak, eşini anne babasıyla görüştürmemek, onun ailesine hakaret etmek, eşini sevmediğini; başka birini sevdiğini söylemek, aşırı kıskançlık göstermek, cinsel ilişkiye girmemek, alkolik olmaktır.

Boşanma avukatı tutmak zorunlu değildir. Boşanma kararı almış taraflara dilekçe ve yargılamanın doğru yapılabilmesi için avukat tutma tavsiye edilir. Nihayet boşanma kararı verdiğiniz biri artık sizin için bir dost olmayacaktır, maddi manevi menfaatinize dokunacak sorunlar yaşayabileceğinizi unutmayın.

Çekişmeli boşanma davası her iki tarafın da isterse mahkeme duruşmaya katılmayıp avukata vekalet verme yoluyla tek bir duruşmaya bile girmeyerek iradelerini vekilleri marifetiyle ileri sürebilirler.

Avukat ve Arabulucu Sibel Demiral | A l a n y a

Çekişmeli boşanma davası sonuçlanması için belli bir süre belirlemek zordur.. Davanın süresini, delillerinin sayısı, delillere açıklayıcılığı, tanıklar, tarafların tebligat adreslerinin doğruluğu gibi sebepler etkiler..

Avukat ve Arabulucu Sibel Demiral | A l a n y a

Boşanmak istemeyen eşin kendince sebebi olabilir ve davanın süresinin uzamasında önemli bir etkendir. Aile Mahkemesi Hakimi, boşanma davasında karşılıklı  iddia, delil, bilgi ve belgeleri inceleyerek tarafından boşanma gerekçesi ve ispatını değerlendirilir.

Bir eş, boşanmak istemediği takdirde duruşmalara katılmasa da, medeni Usul yasasına göre kanıt ve cevap mektubu sunmaz, iddialar reddedilir, duruşma süresi kısalır. Bu durumda, davacı iddiasını kanıtlarsa, kısa sürede mahkemeden boşanma emri alabilecektir.

Bir kadın boşandıktan yeniden evlenmek için 10 ay beklemesi şarttır. Son boşandığı kocasıyla tekrar evlenmek için veya hamile olmadığını ispatlarsa Aile Mahkemesi kararı ile kısa sürede evlenebilir.